18 Haziran 2015

Hoşgeldin Ramazan...

İstisnasız her ramazan ayına girdiğimizde küçüklüğümdeki ramazanlar aklıma gelir ve yüzümde hafif bir gülümseme belirir.. İlk oruç tutmaya başladığım yılları hatırlarım..
1998 yılıydı.. Oruç kışa denk geliyordu o zamanlar.. Ben hastalığımı yeni atlatıyordum. Amcamın biricik kızı Büşra da yeni doğmuştu 4-5 aylık falandı. İlkokul 2 sınıfa gidiyordum. Abimle gece sahura kalkmak için birbirimizle yarışırdık.
Birgün okulda çikolata dağıttılar. Sınıfta bir ben oruçtum. Yanımdaki arkadaşıma '' ben bu çikolatayı napıcam şimdi. Sen ye istersen'' dediğimi hatırlıyorum. O da '' yesene'' demişti. '' ben orucum ama dedim'' arkadaşım Gülcan'da '' Öğretmenim Kerime oruçmuş'' dedi. Öğretmen de yanıma gelip bana kızdı :) Daha yeni iyileşiyordum ve çocuktum birde sınıfta oruç tutan tek çocuk bendim.. Öğretmenim kızınca ağladığımı hatırlıyorum. Birdaha oruç tutmamıştım o yıl. Bir sonraki yıl da cebimden çıkan leblebiyi yemiştim unutup. Annem '' aaa oruççç'' dedi bir anlık refkleksle. Bende ağladım orucum bozuldu diye. Babamda bişey olmaz git bir su iç geçer dedi :) E ben 8 yaşımdayım normal dimi :)
O zamandır bu zamandır istisnasız her yıl oruçlarımı tuttum :) Lohusalık dönemi hariç tabiki. Herkes oruç diye bende bişey yememiştim annemden terlik yemekten zor bela kaçmıştım o ayrı konu :)

Eski İftarları da özledim.. Fırından ramazan pidesi ne gezer köyde? Annemin iftar saatine yakın bazlama yapması onları tereyağlayıp sıcacık yemek gibisi yoktu. Abimle salatayı ben yapacağım kavgası..

Oruç tutmayanlar ise karşısındakinin canı da çeker düşüncesiyle açıkta yemek yemezlerdi.. Şimdi oruç tutan kısın bile azaldı..

Daldan dala atladım :) hee ne diyorduk???
Hayırlı ramazanlar :)
Rabbim tuttuğumuz oruçları kabul etdin inşallah :)

17 Haziran 2015

Mod: çocuksuz yeni evli modu.

4 gündür Eloş Babaanne ve Dedesiyle Ordu'da. Bu süre zarfında ben hiç yaşamadığım deneyimi yaşıyorum. Yeni evli modu. Diyeceksiniz şimdi yeni evlendiğinde olmadı mı o. Yok anacım olmadı. Ben evlenip 1 hafta sonra Mardin'e gittim. 5 ay sonra hamile geldim :) Kayınvalide-Kayınpeder-Kayınbirader geniş aile yaşadığımız için ee bende işten çıkınca elimi sıcak sudan soğuk suya sokmadım. İşten gelip yemeğimi yiyip uzandım hep. Hala da öyle aslında.
Bu 4 gün içinde gündüz ne pişirsem diye düşün.İşten eve gel üzerini değiş, yemeği ocağa koy, evi topla, süpür, toz al, sofrayı hazırla, kocayı doyur,sofrayı topla, bulaşıkları yıka, atıştırmalık hazırla, tekrar bulaşık yıka, kayınço gelsin ona yemek hazırla tekrar bulaşık topla saat olmuş 23.00 hooppp yatağa yatta zıbar gari.. 3 Gündür pestilim çıktı yemin ederim :)
Dün çok yorulmuştum. Yemekten sonra bulaşığı toplayamadım. Eşime dedim bugün de sen hallet bari. Tamam ben hallederim sen yat dedi içimden'' toplamaz büyük ihtimal yarına kalır'' diye düşündüm. Aldım üzerime pike açtım bi kore dizisi. Eşim papucumun sörvayvırını izliyor ben ona bakmadığım için. Bi ara mutfağa gidip geldi hakkaten bulaşıkları toplamış kıyamam :)

Demek istediğim..
Yeni neslin burun kıvırdığı, eskilerin pek sevdiği '' GENİŞ AİLE'' kavramı çok güzelmiş onu anladım..
Evde kayınvalidemi arıyorum ki iki lafın belini kıralım şunun bunun dedikodusunu yapalım..
Kayınpederimi arıyorum.. Ciddiyetle şaka yapmasını '' hadi yaaa öyle miii'' deyip gülmesini..
En önemlisi Eloş'u arıyorum.. Annecim oyun oynayalım mı? Anne çişim geldi koş koş.. Anne yoğurt ver Anne süt ver demesini..

2 kişilik hayat çok anlamsız geldi bana.. Çok sıradan macerasız ev arkadaşıymışız gibi TV başında vakit öldürmeler falan filan.

Tamam uzatmıyorum ben çok özledimmm... Eloş'u Kayınvalidemi, Kayınpederimi.. Bir an önce pazar gelsin de kavuşayım artık..

Ramazan-ı şerifiniz mubarek olsun.. Hakkıyla ihya etmen duasıyla.. 

11 Haziran 2015

Eloş'tan inciler..

Dilli düdük bu aralar çok geveze oldu. Anlayamadığım kelimeleri var. Ben anlayabildiklerimi ve aklımda kalanları yazmak istedim.

Ela: Benim çok güçlü, çok iyi bir babam var
Ben iç ses: Baban sadece seni taşıyor neyi güçlü? bir kolumda çanta bir kolumda sen ayaklarımda topuklu ayakkabı kim güçlü açaba?


Üzerine 1-2 damla çorba dökülmüş.
Ela: Üzerim ıslandı değişeceğim.
Ben: Çorbanı bitir öyle değişirsin.
Ela: Hayıy. Şimdi değişeceğim. (Değişir iç çamaşırına kadar)
Ben: Bari iç çamaşırın kalsın onlarada mı çorba geldi?


Ela: Kıvanç'a gidelim Kıvanç gelsin.
Ben: Gideceğiz kızım babana söyle.
Ela: Babamda gelsin.
Ayşe babamız da gelebilir mi;? :D :D


Ela: Ben okula gideceğim
İlkay: Okula mı, Parka mı?
Ela: Parkaaaa... (okulla parkı karıştırıyo galiba)


Ben: Hadi Ela uyu artık.
Ela: Yok ben uyumucam okula gidecem işim var.
Ben: E peki o halde ben gidiyorum uyumaya.
Ela: Pamam (Ela'ca tamam) iyi geceler annecim :)


Ela kendi kendine konuşuyor. Bu esnada yaramazlık yapmakta.
Ela: Sudenaz yayamazlık yapmak yokk Babaannem kızıyoy.
Ben: Ela Sudenaz nerde?
Ela: Evinde.
Ben : Eee burda yaramazlık yapan sen mi Sudenaz mı?
Ela: Bennnn :D :D

Aklıma gelen bunlar. Ela kelimeleri böyle söylemiyor tabi. Ama ben anlamıyorum nasıl dediğini. Anladığım kadarını kayda geçirdim :)
Devamı gelecek :)
Canı sıkılmış saklanmaya çalışmış halının içine girmiş bir Yercücesi :) Seviyorum kız seni :)


03 Haziran 2015

Lanet DYS

Pek sevgili blogcum sinir katsayım yükselince sana geldim yine. Şimdi PC'yi kapatıp yeniden açmam lazım amma ben üşeniyorum..

Lanet DYS nedir senden çektiğimiz? O kadar uğraşıp onaya gönderme aşamasına geldiğimizde nedir bu tripler cancazım bize de yazık değil mi ama yavrucum? O sayıları yazarken gözlerim parmaklarım çok acıdı be evladım :)
O kadar triplerle programı kilitlemekte nedir yavrucum? PC'yi günde kaç kez kapat aç kapat aç yapcaz? PC dayanmaz senin triplerine.
Eeee bir de okullar kapanıyo istifa eden edene hiç trip zamanı değil lütfen ama.. Bak şeker vericemm trip yapmazsan :)
15 dk'nın sonunda kilidini açtın aferim sana.. ben gider senin kaybettiğin evrağı tekrar yazmaya. Birdaha trip atıp kilitlenmek yok anlaştık mı? yoksa şeker vermem ona göre :) :) 

21 Mayıs 2015

köylü şehirli olmuş köylüyü beğenmemiş

Başlıktan anlaşıldığı gibi çok kızgınım bu köylüleri küçümsenmesine. Ben köylüyüm köyde büyüdüm. 2008 de üniversiteli olduğumdan beri köyden uzaktayım. Tabi 7 yıldır uzaktayım diye köylüleri küçümsemiyorum eee bende köylüyüm..
işin aslı şu ki..
Benim büyük dayım Öğretmen. Öğretmen olduğundan dolayı hep Kayseri Merkezde. 5 kızı var dayımın. Bizi çok küçümser tepeden bakar kuzenmelerim. Geçtiğimiz hafta Dayımın 4cü kızının kına gecesi varmış. Annemlerde gitmişler. Gelin hanım gelip halalarına '' Hoş geldin'' dememiş.. Sadece annemi kastetmiyorum teyzelerim de var Dayılarım da var ki Öğretmen olan dayım hariç diğer dayılarım hep köyde.

Benim anlamadığım şey şehirde yaşayınca ne oluyor köyde yaşayınca ne oluyor? Doğal olarak köydeki evlerin kapısı hep açık olduğu için birde çocuklar dışarıda toprakla oynadıkları için evler hep tozlu olur. Eee ev tozlu diye mutfağımız pis değil haliyle. Yemek yemezler pis diye. Bardaktan su içmezler o bardaktan önce köylü içtiyse.
 Köylülere neden insan muamelesi yapılmıyor? Kan bağı olduğun akrabalar köyde yaşadığı için neden küçümseniyor hiç anlamıyorum ben. Tamam köydekiler tarlada çalıştıkları için terliyorlar ve ter kokabiliyorlar ama akşam eve geldiklerinde duş alıyorlar ayol! Marketlerde o genetiğiyle oynanmış hormonsal gıdaları yemeyip sözde '' ORGANİK'' gıda arayışın yok mu? Hah işte o gıdaları tiksindiğin köylü hala-amcaların yetiştiriyor şehirli kuzencim..
Çok doluyum bu konuda çokkk...
-3 yıldır İstanbuldayım köydeki tezek kokusunu bile özledim arkadaş!
benim güzel köyüm işte burası :) solda görünen beyaz ev teyzemin evi fotonun tam bittiği yerde bizim evimiz var çıkmamış.
en arkadaki ev <3 özledim..

fotoları köyümüzün web sitesinden aldım Ramazan abi kızma :)

Amigurumi Cenneti ve Mim: Ben Küçükken

Nam-ı diğer Çatlak Kızlar grubumuzun boş işler müdürü olan Nihan beni mimlemiş. Bana da keyifle cevaplamak düşüyor.
Gelgelelim Mim'e..
Ben küçükken..
Nihan'ın Mim'i yukarıdaki linkte..
Benimkine gelelim..


  • Çok cadı ve yaramazdım. Sanki köyün ''Küçük Ağa''sı bendim. Babaannemlerin evinin önünde dut ağacı vardı o gün kime kızdıysam o duttan vermezdim :) 
  • Renkli gözlülerin dünyayı renkli gördüğünü sanırdım
  • Uyuyunca dünyanın karanık olduğunu düşünürdüm
  • Büyüdüğümde benim kızım olacak ve ben onun adını'' AYNUR'' koyacağım derdim :D Yaş: 8 evimizi yapan ustanın yanında demiştim hehehe :D :D 
  • Çok kıskançtım. Olur olmadık şeyleri kıskanırdım
  • Annemi kardeşim olsun diye sıkıştırırdım. '' kız olsun benimle oynasın''
  • Duymadığım için '' kimse beni sevmiyor'' diye ağlardım
  • Abimle ölesiye kavga ederdim.
  • Doktorların hiç hasta olmadığını ve hiç ölmeyeceklerini düşünürdüm
  • Dedem ve babaannemle uyumak için anneme '' burda kimse yok sıkılıyorum'' der ve babaannemlerin evinde kalırdım
  • '' Sihirli annem'' dizisi vardı o zamanlar. O dizidekilerin gerçekten insanüstü yeteneklerinin olduğunu düşünürdüm.
  • Kuzenlerle oynamayı çok severdim gece saat 11 e kadar dışarıda saklambaç, ip atlamak, yakan top oynamak (şimdi kuzenlerim yoldda görse dönüp bakmazlar)
çokk uzun oldu daha yazarım da işim var iş beni bekler :) Bende isteyen herkesi mimliyorum isteyen cevaplasın :)
Mutlu haftalar :)

15 Mayıs 2015

HAYAT KISA EĞLENELİM AGA!


Yetişkinlerin ve çocukların, doyasıya eğlendiği VIALAND Tema Park, hayatın eğlenceli yönünü sizlere hatırlatmak ve en güzel şekilde yaşatmak için hizmetinizde. 120.000 metrekarelik alanda konumlandırılan Türkiye’nin ilk ve tek tema parkı olan VIALAND, birbirinden farklı üniteleri, maskotları, etkinlikleri ve rengarenk yüzü ve sınırsız eğlencesi ile büyük küçük herkesi bekliyor.


Vialand;  Nefeskesen, Viking, Maceraperest, Çılgın nehir, Fatih’in Rüyası gibi  birbirinden eğlenceli onlarca  ünitelerinin yanı sıra, Kaptan Gaga, Vega ve Apostrof gibi karakterler ile de neşenize neşe katacak.


Bünyesinde bulundurduğu Alışveriş Caddeleri, Tema Park, VIALAND Palace Hotel ve Gösteri Merkezi ile, kendi alanında bütünleşik ve birebir eşi olmayan bir konsepte imza atarak dünyada bir ilki gerçekleştiren Vialand, 7’den 77’ye herkesi sınırsız eğlence ve özgürce alışveriş için davet ediyor.

Bir boomads advertorial içeriğidir.

13 Mayıs 2015

3'e 2 kala....

Benim minik Farem 34 aylık olmuş bugün.. 3 yaşına kalmış 2 ay. Zaman ne çabuk geçiyor inanmak çok zor..

Bu ay içinde çok güzel gelişim gösterdin annem. Arada beni üzdüğün de oluyor. Olur o kadar dimi..,

En mutlu olduğum şey bezi kendi isteğinle bırakman oldu.. 10.05.2015 pazar günü AVM'ye giderken bez istemedin. Başta biraz korktum kaza olursa diye. Ama korkutmadın beni bebeğim. Eve gelince söyledin. 11.05.2015 pazartesi günü gece uyurken bez istemedin bu kez. Babaannenle yatıyorsun ya rahattım bu konuda. Babaannenin dediğine göre çok rahat olmuş. Gece uyumadan ve sabah saat 7 olmak üzere 2 kez  WC'ye gitmişsin. Şimdi de '' bezleyimi istemiyoyum bebeklere veyebiliyiz'' diyorsun :)

Aramız düzeldi bu ay içinde. Önceleri beni hiç istemez babanı ve babaanneni isterdin. Çok üzüyordun beni. Şimdi ise annem de annem.. Pazar günü uykun gelmişti dışarıdayken kollarım kas yaptı sayende :)

Seninle diyaloğlar çok ama çok güzel son zamanlarda... 34 ay çok güzel gelsenize...
Beyza yengenlere  gitmiştik gece 23:30 gibi eve gelmiştik. Eve gelinde babaannen uykun gelmedi mi senin?  diye sordu sen de '' hayıy benim uykum gelmedi işten geydim ben'' dedin :)

Kıyafet sorunu başladı. Kendin seçip giymek istiyorsun bazen benim seçtiklerimi beğenmiyorsun. Tuğçe ablanın düğünü için elbise giymek istemedin mesela..

Wc'de şarkı söylemeye bayılıyorsun :D

Nerde mum görürsen kendi doğum gününü kutluyorsun :) '' İyi ki doğdun Ela'' deyip alkışlıyorsun. Gerçekten de iyi ki doğmuşsun annem..

Aklıma gelmeyen niceleri.. (tam aklımda yazacakken uçuşuyor her şey)..


 Senin o fındık burnunu yerim bennn :)
Hayat seninle renklenmeye, seninle güzelleşmeye başladı bebeğim
Anne olmanın verdiği duyguyu, mutluluğu, heyecanı sevdim ben
İyi ki Annen olarak beni seçmiş ve bana gelmişsin bebeğim..

Hayatın boyunca hep mutlu ol bebeğim.. 
Seni çok seviyorum.. 
Annen...