31 Temmuz 2015

Bioblas sac boyası

Selam... Esimin telefonundan post yasmam lazım kulustur telefonumla blogger acamiyorum :)
Gectigimiz ayda bioblas sac boyasi gelmisti bana.saclarini sıkıldikca boyayan ben ivin vok guzel paket bence :) Icinde cok guzel bakim yagi var. Oluk oluk dokulen saclarim icin de sac dokulme karsiti sampuan.  (fotograf yok yanimda)

Bioblasla artik saclarim daha saglikli. Artik devamli kullanabilecegim marka diyebilirim..

24 Temmuz 2015

TATİLE GİTTİM DÖNÜCEMMM

Tam 1 yıldır tatile gidemiyorum.. Evet tam zamanı geldi.. bugün saat 17:00 itibariyla 23 günlük izne ayrılıyorum..
Bekle beni canım memleketim Kayseri..
Bekle beni Nevşehir, Ordu, Giresun, Trabzon :)

19 Ağustosta görüşmek üzere...

Arabayı kayınço sürecek. Çok kötü sürüyor kendisi. Gitmek var dönmek olmazsa hakkınızı helal edin :)
herkese öpücükler..

20 Temmuz 2015

Prensesim 3 Yaşında...

Hayat su misali hızla akıp geçiyor.. Daha dün evlenmiştim oysa ki.. Şimdi benim güzeller güzelim 3 yaşında...
Aslında 13/07/2015 doğum günü. O gün hem Kadir Gecesi oluşu hem de benim işte olmam hazırlık yapamamam bu pazar yapmama iteledi. İyi ki de pazar oldu diyorum..
Zira çok ama çok yoruldum.. Yorgunluğuma değdi doğrusu..

Ama kuzumun mutlu olması herşeye bedeldi.. Kendi kendine '' iyi ki doğdun Ela'' demesi.. Kahkahalarla gülmesi görmeliydiniz bence :)
Fazla kalabalık ve afilli doğum günü olmamış olabilir.. Önemlisi az ve öz olmasıydı benim için..

Canım kızım, bebeğim..
Seninle hayatımız renklenmeye, eğlenceli olmaya başladı her zaman dediğim gibi..
Dilerim gözlerindeki o mutluluk hiç bir zaman solmaz.. Aksine daha da artar..
Seni çok seviyorum...
Annen..
İstanbul ;)

03 Temmuz 2015

Eltiden Elti'ye Doğum Günü Hediyesi :)

Günaydın...
İşlerim çok yoğun bu aralar.. İstifa eden edene, MTSK sınavları art arda.. Yetişemiyorum oruçlu halimle çok yorgun düşüyor bünyem. Kg vererek iyice güçten düştüm kolum kalkmıyor abartmıyorum. Gün boyu yatasım var..
Neyse..
Geçtiğimiz aylarda taze çıtır eltimin doğum günü vardı. Sözlü olduğu için herkes çeyizlik hediye alır diye tahmin etmiştim. Bende onun tarzında deri bileklik, basic tshirt ve oje aldım. Yetmez ki ille el emeğim olacak yanında. Havlu ve pano işledim. Havluyu diğer hediyelerle verdim panonun başına gelmeyen kalmadı ve evde :)

Havlum mini mutfak havlusu. Çok beğendi kendisi önemli olan da o. Beğenmemesinden korkuyordum ki kendisi Resim Öğretmenliği öğrencisi. Beceriklidir kendisi. Benim yaptığım onunkinin yanında basit kalır kedinin ciğere baktığı gibi yaptığı tuvallere bakıyorum :)
Ama ona göre benim yaptıklarım daha güzelmiş. Benim yaptıklarımı da kendisi beceremiyormuş :) e napalım ilgi alanı sen bana tuvaller ben sana örgüler yaparım artık dedim ve anlaştık :)

Lafı nerden nereye getirdim :)
Beğendiniz mi? olmuş mu?
Bi kendime yapamadım şu havludan :D

02 Temmuz 2015

Toni&Guy Deniz Tuzu Etkili Seri

Geçtiğimiz aylarda Fikri Mühümden oaketim gelmiş. Daha doğusu bizim evi bulamamış telefonum çalıyor açamıyorum haliyle. Kurye de kargoyu geri götürmüş. Ertesi gün eşimi gönderdim aldı geldi. Baktım çok istediğim Toni&guy seti... Hemen denedim bende :)

Fotoğraf süslemesi için Nihan'a teşekkürü borç bilirim :)
Paketten bu 3lü çıktı..
1- Sabitleyici sprey: Saçlarıma maşa yaptığımda buklelerin bozulmaması için kullandım. Diğer spreyler gibi sert ve kötü görüntü yok. Gayet yumuşak ve hiç sprey sıkmamış gibi görüntü veriyor. Sevdim bunu.

2- Şekillendirici sprey: Kısa ve şekilsiz saçlarım bazen benim delirme sebebim. Duştan sonra dışarı çıkacaksam eğer, önce saçlarımı havlu ile nemli hale gelene kadar sarıyorum. Sonra sprey sıkıp şekillendiriyorum. Gün boyu bozulmuyor ve yağlı , sert görünüm de vermiyor. Sevdim bunu da.

3- Saç Pudrası: Bunu hala hiç kullanmadım. Yağlı saçlar içinmiş.

Bu seriyi sevdim ben ..

Yanında verilen indirim kuponları ileAyşe'ye  şekillendirici sprey alacaktım.. Kuponları dışarı çıkarken evde unuttum hep. Sonra bi baktım ki 30 Haziran bitmiş bile.. Kuponlar da yandı ve çöpe gitti :( Kusura bakma Ayşem.. Gelirken alırım sana yine :) 



18 Haziran 2015

Hoşgeldin Ramazan...

İstisnasız her ramazan ayına girdiğimizde küçüklüğümdeki ramazanlar aklıma gelir ve yüzümde hafif bir gülümseme belirir.. İlk oruç tutmaya başladığım yılları hatırlarım..
1998 yılıydı.. Oruç kışa denk geliyordu o zamanlar.. Ben hastalığımı yeni atlatıyordum. Amcamın biricik kızı Büşra da yeni doğmuştu 4-5 aylık falandı. İlkokul 2 sınıfa gidiyordum. Abimle gece sahura kalkmak için birbirimizle yarışırdık.
Birgün okulda çikolata dağıttılar. Sınıfta bir ben oruçtum. Yanımdaki arkadaşıma '' ben bu çikolatayı napıcam şimdi. Sen ye istersen'' dediğimi hatırlıyorum. O da '' yesene'' demişti. '' ben orucum ama dedim'' arkadaşım Gülcan'da '' Öğretmenim Kerime oruçmuş'' dedi. Öğretmen de yanıma gelip bana kızdı :) Daha yeni iyileşiyordum ve çocuktum birde sınıfta oruç tutan tek çocuk bendim.. Öğretmenim kızınca ağladığımı hatırlıyorum. Birdaha oruç tutmamıştım o yıl. Bir sonraki yıl da cebimden çıkan leblebiyi yemiştim unutup. Annem '' aaa oruççç'' dedi bir anlık refkleksle. Bende ağladım orucum bozuldu diye. Babamda bişey olmaz git bir su iç geçer dedi :) E ben 8 yaşımdayım normal dimi :)
O zamandır bu zamandır istisnasız her yıl oruçlarımı tuttum :) Lohusalık dönemi hariç tabiki. Herkes oruç diye bende bişey yememiştim annemden terlik yemekten zor bela kaçmıştım o ayrı konu :)

Eski İftarları da özledim.. Fırından ramazan pidesi ne gezer köyde? Annemin iftar saatine yakın bazlama yapması onları tereyağlayıp sıcacık yemek gibisi yoktu. Abimle salatayı ben yapacağım kavgası..

Oruç tutmayanlar ise karşısındakinin canı da çeker düşüncesiyle açıkta yemek yemezlerdi.. Şimdi oruç tutan kısın bile azaldı..

Daldan dala atladım :) hee ne diyorduk???
Hayırlı ramazanlar :)
Rabbim tuttuğumuz oruçları kabul etdin inşallah :)

17 Haziran 2015

Mod: çocuksuz yeni evli modu.

4 gündür Eloş Babaanne ve Dedesiyle Ordu'da. Bu süre zarfında ben hiç yaşamadığım deneyimi yaşıyorum. Yeni evli modu. Diyeceksiniz şimdi yeni evlendiğinde olmadı mı o. Yok anacım olmadı. Ben evlenip 1 hafta sonra Mardin'e gittim. 5 ay sonra hamile geldim :) Kayınvalide-Kayınpeder-Kayınbirader geniş aile yaşadığımız için ee bende işten çıkınca elimi sıcak sudan soğuk suya sokmadım. İşten gelip yemeğimi yiyip uzandım hep. Hala da öyle aslında.
Bu 4 gün içinde gündüz ne pişirsem diye düşün.İşten eve gel üzerini değiş, yemeği ocağa koy, evi topla, süpür, toz al, sofrayı hazırla, kocayı doyur,sofrayı topla, bulaşıkları yıka, atıştırmalık hazırla, tekrar bulaşık yıka, kayınço gelsin ona yemek hazırla tekrar bulaşık topla saat olmuş 23.00 hooppp yatağa yatta zıbar gari.. 3 Gündür pestilim çıktı yemin ederim :)
Dün çok yorulmuştum. Yemekten sonra bulaşığı toplayamadım. Eşime dedim bugün de sen hallet bari. Tamam ben hallederim sen yat dedi içimden'' toplamaz büyük ihtimal yarına kalır'' diye düşündüm. Aldım üzerime pike açtım bi kore dizisi. Eşim papucumun sörvayvırını izliyor ben ona bakmadığım için. Bi ara mutfağa gidip geldi hakkaten bulaşıkları toplamış kıyamam :)

Demek istediğim..
Yeni neslin burun kıvırdığı, eskilerin pek sevdiği '' GENİŞ AİLE'' kavramı çok güzelmiş onu anladım..
Evde kayınvalidemi arıyorum ki iki lafın belini kıralım şunun bunun dedikodusunu yapalım..
Kayınpederimi arıyorum.. Ciddiyetle şaka yapmasını '' hadi yaaa öyle miii'' deyip gülmesini..
En önemlisi Eloş'u arıyorum.. Annecim oyun oynayalım mı? Anne çişim geldi koş koş.. Anne yoğurt ver Anne süt ver demesini..

2 kişilik hayat çok anlamsız geldi bana.. Çok sıradan macerasız ev arkadaşıymışız gibi TV başında vakit öldürmeler falan filan.

Tamam uzatmıyorum ben çok özledimmm... Eloş'u Kayınvalidemi, Kayınpederimi.. Bir an önce pazar gelsin de kavuşayım artık..

Ramazan-ı şerifiniz mubarek olsun.. Hakkıyla ihya etmen duasıyla.. 

11 Haziran 2015

Eloş'tan inciler..

Dilli düdük bu aralar çok geveze oldu. Anlayamadığım kelimeleri var. Ben anlayabildiklerimi ve aklımda kalanları yazmak istedim.

Ela: Benim çok güçlü, çok iyi bir babam var
Ben iç ses: Baban sadece seni taşıyor neyi güçlü? bir kolumda çanta bir kolumda sen ayaklarımda topuklu ayakkabı kim güçlü açaba?


Üzerine 1-2 damla çorba dökülmüş.
Ela: Üzerim ıslandı değişeceğim.
Ben: Çorbanı bitir öyle değişirsin.
Ela: Hayıy. Şimdi değişeceğim. (Değişir iç çamaşırına kadar)
Ben: Bari iç çamaşırın kalsın onlarada mı çorba geldi?


Ela: Kıvanç'a gidelim Kıvanç gelsin.
Ben: Gideceğiz kızım babana söyle.
Ela: Babamda gelsin.
Ayşe babamız da gelebilir mi;? :D :D


Ela: Ben okula gideceğim
İlkay: Okula mı, Parka mı?
Ela: Parkaaaa... (okulla parkı karıştırıyo galiba)


Ben: Hadi Ela uyu artık.
Ela: Yok ben uyumucam okula gidecem işim var.
Ben: E peki o halde ben gidiyorum uyumaya.
Ela: Pamam (Ela'ca tamam) iyi geceler annecim :)


Ela kendi kendine konuşuyor. Bu esnada yaramazlık yapmakta.
Ela: Sudenaz yayamazlık yapmak yokk Babaannem kızıyoy.
Ben: Ela Sudenaz nerde?
Ela: Evinde.
Ben : Eee burda yaramazlık yapan sen mi Sudenaz mı?
Ela: Bennnn :D :D

Aklıma gelen bunlar. Ela kelimeleri böyle söylemiyor tabi. Ama ben anlamıyorum nasıl dediğini. Anladığım kadarını kayda geçirdim :)
Devamı gelecek :)
Canı sıkılmış saklanmaya çalışmış halının içine girmiş bir Yercücesi :) Seviyorum kız seni :)