25 Şubat 2016

Bir Psikiyatrist-Psikolog Hatırası :)

Efendim geçen ay bugün hastaneye yatışım yapılmıştı. Hastaneye yatışımı söylemişlerdi ama ben kayıt yapar dönerim eve, ameliyata kadar kalmam yaaa demiştim ama öyle olmadı göndermediler eve. Pijama falan da almamıştım yanıma. Ev tee köyde gidemeyiz de almaya. Annem, kayınvalidem ve abim çıktılar bana birkaç parça eşya almaya. Kaldım mı hastanede tek başıma. Çantamda kitap vardı okurken biri geldi.
- Merhaba ben Doktor Derya. Psikiyatrist polikliniğinden geliyorum.
- Merhaba, hoşgeldiniz, memnun oldum.
- Sana birkaç soru sormam gerekiyor. Neler yaşayacağını,seni nelerin beklediğini biliyorsun değil mi?
- Evet herşeyin farkındayım.
- Güzel. Şimdi seni değerlendirmem gerekiyor. Adın-soyadın-yaşın-mesleğin- medeni durumun?
- (Hepsine teker teker cevap verdim.)
- Güzel. Peki burası kaçıncı kat?
- 4
- Bugün günlerden ne?
- Pazartesi
- Bugün ayın kaçı?
- 25 Ocak
- Ekmeğin fiyatı kaç?
- 1 lira
- 6x3=?
- 18
- 9x8=?
- Çarpım tablosu ile aram yok bilmiyorum :D
- Peki 7-4=?
- 3
- Aferim. Ayağını yorganına göre uzat ne demek?
- Bilmem
- Sakla samanı gelir zamanı?
- Sakla zamanı gelince kullanırsın.
- Neşen, keyfin bilmem neyin nasıl?
- Maşallah iyiyim.
- (bu hastaneye 6 yaşından beri geldiğim için benim tüm bilgilerim mevcut. Eskiyi deşti)
- İntihar vakası var neden?
-Arkadaşlarım benim işitme engelimle dalga geçtiği için. Birde psikolojik sorunlarım vardı.
-Peki şimdi öyle bir düşüncen var mı?
- Hayır yok.
- Nasıl iyileştin?
- İlaç aldım en başta ama ilaçlar beni serseme çevirince kendimi hobiye verdim. Kitap okudum, örgü ördüm falan.
- İlaç adı?
- Valla yıllar geçti hatırlamıyorum.
- Tamam şimdilik ben gidiyorum yine geleceğim.
- Peki.

Gitti, ertesi gün yukarıdan çağırdılar. Allahım diyorum bu soruların benim ameliyatımla ne ilgisi var? Yukarıda sorulan sorular da şöyle.
- Ev neden yapılır?
- Rüzgar şu yöne esinde bayrak ne tarafa dalgalanır?
-3 tane kuş ismi söyle
- Gölge en uzun hangi vakitte görülür?
- Cinsellik ne için var? (Tövbe Allahım)
- böyle saçma sapa sorularla 1 saat oyaladılar beni. İnsan, hayvan, ev, ağaç resmi çizdirdiler. Labirent çizdirdiler. Gidebilirsin. Eşin gelsin. Eee eşim İstanbulda. Neyse ki ben ameliyattayken geldi. Ona da şunları sormuşlar.

- Eşinin seni aldatmasından şüphen var mı? Eşin sensiz geziyor mu? Evi terkettiği oluyor mu? Kızınıza zarar veriyor mu? vs vs vs...
Allahım dedim ne alaka?  Eşim neyse kızıma nasıl zarar verebilirim ben? Piskopat mıyım? cani miyim diyesim geldi kadına. Akli dengem yerinde mi, ameliyata uygun muyum diye soruyorlarmış bu soruları. Çok saçma gerçekten. İlk başta sorularla eğlendim ama sonra bunaltmaya başlamıştı hele hele özel hayatıma girene kadar.
Eşim de doğal olarak affalladı. Beni bu saçma sorular için mi çağırdılar diye söylendi :)
Bir önceki 2009 daki ameliyatımda Psikolog, Psikiyatri falan gelmemişti, ikisi de aynı ameliyattı yadırgadım açıkçası. Bence çok gereksiz saçma sorularla insanları oyalamasalar iyi olurdu.
Nihan istedi yazmamı yazdım işte kısaca.
Laf aramızda unutum bazı soruları. Bunları unutsam iyi DYS şifrem de yanlış çıkıyor açılmıyor sabahtan beri açamadım işlerim bekliyor böhhhüüü :D
Sağlıklı günler dilerim :)

24 Şubat 2016

Geri Dönüş

Selam.... Mutlu hafta ortaları...
Biliyorum bir çoğunuz beni merak ediyorsunuz aeliyatımın başarılı geçmiş olmasını ümit ediyorsunuz. Ama olmadı, başarısız geçti, duyamayacağım ben.

Üzülme, senin imtihanın da buymuş, bak ne güzel kızın var diyeceksiniz biliyorum. Demeyin, ben her şeyin farkındayım ve bolca şükrediyorum.... Beni tanıyanlar biliyor asla ama asla isyan etmedim...

Neden başarısız geçti, neden olmadı merak edenlere.... Anlatayım...

Efendim siz benim 1 kez olduğumu zannediyorsunuz ya yok öyle değil ben sağ kulağımdan tam 4 kez ameliyat oldum biri 2009daydı o da olmamıştı. Diğer 3 ü 2.5 ay içinde oldum. Birincisi 20 Kasım 2015- Timponaplasti- buna 2009 daki ameliyatımdan hasar kalmıştı onu onardılar. Kulak zarı-kemikçik zinciri onarımıydı yani bunun duymamda bir katkısı olmayacaktı. 
28 Ocak 2016- Eksplotaris Timponatami (ne kadar doğru yazdım bilmiyorum ) bu ameliyatım aslında koklear implant takılması içindi bir sorun vardı iç kulak sıvı toplamıştı ve koklear implant takılamamıştı. Ama kulak salyangozuna takılacak olan implant takılabilmişti. İç kulaktan dışarı hortum takıp içindeki sıvıyı kurutmaya çalıştılar. Sıvı kurudu ve tomografide sorun gözükmüyor ameliyatım kesinleşti.
04 Şubat 2016-koklear implant takılması- (Ameliyata girmeden önce bol bol dua etmştim. Rabbim hakkımda hayırlısı neyse onu ver sana bırakıyorum diye. demek hakkımda hayırlısı duyamamammış)
Koklear İmplant neden takılmadı? Ben menenjit sekeli olduğum için beyin sapındaki kemiğin eğri olmasından dolayı takılamadı. Normalde bu ameliyat 4 saat sürerken bende 6 saat sürdü. Dr kemiğe zarar vermeden takmak için çok uğraşmış. (kemiğe zarar gelseydi felç-ölüm riskim vardı. Ben ameliyata girmeden önce tüm riskleri kabul edip imzaladım. Bunun yanı sıra tekrar menenjit geçirme riskim vardı. ki hala da var ateşimi kontrol altına almamız gerekiyor. Eğer ateşim 39u aşarsa menenjitim tekrar edebilir) 

Olmam gereken bir ameliyat daha vardı ama babam kabul etmedi. Beyindendi bu kez. Babam dedi ki '' kızım sen de yıprandın, biz de. Senin için elimden gelen her şeyi yapmaya çalıştım. Bir kulağını 4 kez açtılar ama artık izin vermiyorum bu kez beynini açmalarına izin veremem. Ölebilirsin de, tamamen felç kalabilirsin de. Dr. garanti veremiyorum ameliyat masasında kalabilir dedi. Senin bir kızın var artık sen annesin. Torunumun annesiz büyümesini istemiyorum. Duymadan da yaşayabiliyorsun artık üzülme'' dedi ağlayarak. 

İşte böyle sevgili arkadaşlarım. Çok ama çok yıprandım. Tamamen iyileşmedim henüz ağrılarım var. Yarın iş başıyım. Çok kilo verdim, yemek yemek adeta işkence gibi. Çiğnemek çok zor. Bilen biliyor ya gözlerimin önünde iskenderler, wafflelar, pizzalar dans ediyor. Henüz onları çiğneyemiyorum. Sulu yemekler yiyebiliyorum. Kilo vermek isteyen arkadaşlarıma da gidin ameliyat olun verirsiniz diyorum :)

Şunu anladım ki sağlıktan önemli hiçbirşey yok bu hayatta... Sağlıklıyken, sağlığınızın kıymetini bilin...
Bol yemeli-içmeli, sağlıklı günler dilerim ve ben ütü yapmaya kaçarım... :)

19 Ocak 2016

Umuda Yolculuk....

Günaydın blogcum...
Dün kar tatilinden dolayı evdeydim. Engelli kadrosundan olunca kar tatili kaçmazdı tabiii :) Eloş'la uğraştım baya bir. Sonra Kayınpederimle babam konuştu çarşamba günü Kayseri'de olmam gerekiyormuş. Odyometri ve tomografi çekinecekmişim. Eğer timponaplasti ameliyatım(kulak zarı-kemikçik zinciri onarımı) iyileştiyse ameliyata alınacakmışım...
Dua edin ne olur... Bu kez canım kızımın söylediği '' Canım annem, güzel annem, bitanem'' şarkısını duyabilmek istiyorum... (dudak okuyorum ya Ela'nın bu söylediklerini anlıyorum)
Gurbette olduğum için, Anne ve babamın telefonlarını açıp uzun uzun konuşabilmek istiyorum. Geçtiğimiz hafta babam beni iş yerindeyken 2 defa aradı telefonu açamadım yolda giderken ağladım..
En önemlisi de bunca yıl çektiğimin son bulmasını istiyorum.. -1997 yılından beri..-
Annemlerde internet kapanmış. Bu süre zarfında beni merak ederseniz, ınstagramda aktifim.. @kerime_gunaydin
Dualarda unutulmamak dileğiyle..
Sağlıkla kalın...

01 Ocak 2016

Çamaşır Yıkamanın Keyifli Hali

Ev işleri arasında her hanımın farklı favorileri vardır. Mesela kimi ütü yapmayı sever , bazıları ise yemek yapmayı. Sevdiğiniz işlerin size verdiği keyif ise bambaşkadır ve terapik etkileri vardır. Başka dünyalara gider, hayaller kurar, güzel anları hatırlar, planlar yaparsınız.


Size harika bir haberimiz var. Artık bu keyfi size yaşatan favorileriniz arasına çamaşırı da ekleyebilirsiniz :) Çünkü Rinso bunu mümkün kılıyor.


Rengarenk paketleri ile raflarda dururken bile enerjisini yansıtan Rinso, çamaşır yıkamayı kolay ve eğlenceli bir hale getiriyor. Rinso’nun Kır Bahcesi (Yeşil), Çiçek Bahcesi (Pembe) ve Büyülü Bahçe (Mor) şişeli sıvı deterjanları hem beyaz hem de renklileriniz için tortu bırakmayan bir temizlik vaad ediyor.



Rinso’nun gerçek eğlencesi, yıkama sonrası çamaşır makineninizi açtığınız anda başlıyor. Öyle ki kapağı açtığınız anda tertemiz çamaşırlarınıza eşlik eden muhteşem çiçek kokuları tüm banyoya yayıyor. İşte o an, hissettiğiniz duygular tarif edilmez. Sanki bir anda sevdiğiniz bir melodi çalmaya başlıyor ve o koku sizi alıp bambaşka bir yerlere götürüyor.


Bu kokular o kadar kalıcı ki tertemiz çamaşırlarınızı asarken, kuruturken, ütülerken ve tabii ki giyerken makineyi açtığınız o andaki duygular size kendini hatırlatmaya devam ediyor. Rinso kalıcı bahar kokuları ile çamaşır yıkamayı keyfe dönüştürüyor.


Mutluluk ve keyif zaten anlık değil midir? Mühim olan o anlara hayatınızda yer açmak. İşte Rinso bunu mümkün kılıyor.


 

Bir boomads advertorial içeriğidir.

29 Aralık 2015

Uzun Bir Aradan Sonra Merhaba...

Selam blogcum seni çok ihmal ettim biliyorum. Nedenlerim de vardı. Yokluğumda blog başlığım bile gitmiş. Sanırım yeni blog şablonu aramam lazım. Bu blogun tasarımı Amigurumi Aşkına şimdiki adıyla Tiny Mini Design sahibine aitti. Aynı kişinin tasarımını yaptığı bir blogun tasarımı da kaybolmuştu. Aman neyse konumuz o değil.

Evet bilgiğiniz üzere ben geçtiğimiz ay Timponaplasti( Kulak zarı-Kemikçik zinciri onarımı) ameliyatı olmuştum. Evet evet çok şükür başarılı geçti. Evet süreçte benim de şaftım kaydı(şikayet değil) yemek yiyememeler, tansiyon düşmeleri, bayılmalar, halsizlik, baş ağrısı... Çok şükür şuan iyiyim işe başladım. İş yerimde çok yoğunum çok yoruluyorum kendimi kastığım için başım ağrıyor. Neyse buna da şükür geçecek yavaş yavaş.

Duyabiliyormusun?? diye soracağınızı biliyorum. Çünkü ameliyat olduğumu öğrenen herkes bunu merak ediyor. Hatta işe geldim herkes bir ağızdan '' Duyuyorsun demi Kerime?'' diye sordular. Malesef ben henüz Koklear İmplant ameliyatı olmadım. 2009'da Ankara Hacettepe'de şu meşhur doktor (ki aslında bizi dolandırdığı bir gerçek) kulağımın içini mahvetmiş. Çektiğim onca ağrılar onun içinmiş. Kulağım Koklear İmplant'a uygunluğunu kaybetmiş. Onun için kulağımı Koklear İmplant'a uygun hale getirdiler. Şubatta (tarihi netleşmedi telefon bekliyoruz) Koklear İmplant ameliyatım var. İnşallah Rabbim nasip ederse o zaman duyabileceğim. (Rabbim benim hakkımda hayırlısını ver diye dua ediyorum) Kayseri Erciyes Üniversitesindeki Doktor Ankara Hacettepe Üniversitesindeki Doktor gibi bizi oyalayıp dolandırmadı. (ki bu ayrı yazı konusu)

Bende durumlar böyle. Bu süre zarfında 1 ay eşimden 3 hafta da kızımdan ayrı kaldım. Kızımın psikolojisi çok bozulmuş durumda. Beni herkesten kıskanıyor '' Benim annem dokunma'' diyor. Montumu giymiş çıkarken görünce tekrar onu bırakıp gideceğim sanıyor. Hala düzelmiş değil. Anlatıyorum gitmeyeceğimi işe gidip geleceğimi. Neyse ki sabah çıkarken uyuyor diye görmüyor. Babaannesinin dediğine göre sabah beni yatağımda görmeyince korkmuş gittim sanmış. Babaannesi de ''annen işe gitti gelecek'' demiş o da rahatlamış.

İşte böyle blogcum..
Sağlıkla kalın...

28 Kasım 2015

Ameliyat

Selam... Uzun süre yoktum kimse ''Nerelerdesin'' diye merak etmemiş alındım yani :)

Geçtiğimiz hafta cuma günü ameliyat oldum. Evet ameliyat oldum. Hayır henüz duyamayacağım. Önümüzde yine ameliyat var. :uzun bir süre Kayseri'de ailemin yanındayım. Eloş bu sabah babaanne ve dedesi ile İstanbul'a babasının yanına gitti. Ameliyatın en zor tarafı ayrılık oldu.. O ağrıların, tansiyon düşmelerinin ve bayılmalarının yanında en çok koyanıydı ayrılık...
 Hımm ben sizlere küsmüştüm di mi?? Diüer adım tripcan. Trip atayım bari :) Küstüm gidiyommmm :)

09 Kasım 2015

Bıktıran soru: Ela'da problem var mı?

Malumunuz eşimle ben işitme engelliyiz. Ne zaman yeni bir yere gitsek herkesin gözü eşimin işitme cihazına kayıyor. Ya da benim işitme cihazımın olmadığını gördüklerinde işaret dili ile iletişim kurmaya çalışmaları. Dudak okuyorum ben konuşun siz ben anlarım diyorum. Ki eşimle beni kardeş zannedenler çoğunlukta. '' ahh yazık iki kardeş te duymuyor'' diyen oldu..
Hayır biz kardeş değiliz evliyiz dediğimizde gelen ilk soru '' Çocuğunuz var mı?''
Evet var
Onda bir sıkıntı yoktur umarım.
Yok Allah'a şükür diyoruz. Tamam  bunlar tanımıyor bizi meraktır normaldir der geçerim..
Yakın çevremin soruları daha çok incitici..
Facebookumda Fi tarihten kalma arkadaşlarım mesaj atıyor (fi dedim çünkü samimi olmadığım arkadaşlarım işi düşünce yazanlar yani)
-selam Kerimecim nasılsın?
-İyiyim sen nasılsın?
-Şey canım ben bişey soracaktım da.
-Buyur tabi.
-Senin işitme engelli olduğunu biliyorum eşinin de işitme engelli olduğunu öğrendim şu kişiden. Aklıma Ela geldi. Ela sağlam değil mi? Sadece merakımdan soruyorum. (burda alttan alttan bize çürük diyor gibi geldi)
-Hayır çok şükür Ela sağlam merak etme sen. Anne ve babası çürük olan her çocuk çürük olacak diye bir kaide yok değil mi canım?
-Esrağfurullah öyle demek istemedim..
(Ela ile nasıl anlaştığım merak konusu onu ayrı yazıda anlatacağım)

Aynı konuşma yüzlerce kez tekrarlanmıştır. Bir de daha önce dediğim gibi her insan annesinin karnından özürlü doğmuyor.. Hastalık-kaza denen birşey var. Doğuştan işitme engelli değiliz biz sonradan olmuş birşey. Havale-Mememjite bağlı olmuş birşey Allah'ın takdiri yani. Anne ve babasında şu özür varsa çocuk öyle doğacak değil yani.
Bir örnek vereyim
Babamın arkadaşı var bedensel engelli. Eşi de kendisi gibi bedensel engelli.
Bir çocukları var adı Feyza. Bir dönem benim öğrencimdi (ana sınıfında staj yaptığım dönem) maşallah çok tatlı sağlıklı da. Anne ve babası öyle diye kendisi de öyle doğacak değil değil mi? Umuyorum ki onlara da bu soruyu sormamışlardır. Çok kırıcı oluyor.
Bu soruyu sorarken biraz empati diye düşünüyorum yine.
Heee bir de her işitme engelli insanları tanımıyorum herhalde.
Geçenlerde cemaatten bir abla mesaj attı.
Kerimecim benim dayımın oğlu işitme engelli evlenmek istiyor kız bulamıyoruz yardım eder misin? Var mı tanıdığın dedi.
Ay kusura bakma abla ben çöpçatan mıyım aşk olsun. Birde ben işitme engelliyim diye tanıdıklarımın da işitme egngelli mi olması lazım? Biliyorsun ben İşitme engelliler okulunda okumadım haliyle öyle bir arkadaşım veya tanıdığım yok. dedim.
Ay canım benim kıyamam ben sana dedi ve gitti.
Allahım sabır dedim ben de...

Evet bugün yine keçilerim geldi yazıp rahatlamak istedim. Umarım sıkmamışımdır..
Selametle...

Ruhu güzel, kendi başka güzel kadın '' Oyuncu Anne''

Günaydın...
Dün Tüyap Kitap Fuarı'na gitmiştim eşimle Oyuncu Anne'yi görmek için. Çok sıra vardı ama bir imza ve fotoğraf için değerdi beklemeye. Değdi de...

Ben sesimi kontrol edemiyorum. Heyecandan fısıltılı konuşmuşum ki sanırım Şermin Hanım beni duyamadı ismimi kağıda yazdım ve bir tane de fotoğraf çekindik. O esnada eşim beni bir güzel azarladı '' Ben sana demiştim değil mi biraz bağırda konuş.'' '' Ne bileyim ben. Biliyorsun ben sesimi kontrol edemiyorum zaten Şermin hanım benim durumumu bilmiyor herhalde boşuna kızma yaa '' dedim :)

Şermin Hanımı görünce gözlerime inanamadım gerçekten. Bir insan bu kadar pozitif, güler yüzlü olamaz dedim içimden. Şermin Hanımla biraz sohbet etmeyi çok isterdim... Ama stadda o kadar çok kuyruk vardı ki... Kitaplar bile tükendi Tam zamanında gitmişim almak için. Zira imza sırasına tam yaklaştım ki kitap tükendi dendi :) 

Daha güzel şeyler , daha uzun bir yazı yazmak isterdim ama hafızam çalışmıyor benim :) 
Musmutlu haftalar dilerim...