17 Temmuz 2014

17 Temmuz

Bugün 17 temmuz bizim eşimle hem tanışma hem de evlilik yıldönümümüz :) 2010 ta tanıştık 2011 de evlendik. Ela kordona dolanmasaydı uslu dursaydı 17 temmuzda doğardı ya :)

Acısıyla tatlısıyla 3 yılıda devirdik daha nice yıllara başka ne diyeyim :)
Bu sıcakta kıştan kalma foto. Kışı özledimmi ne :)



16 Temmuz 2014

Prensesime...

Prensesim canparçam sen artık 2 yaşında oldun. Zaman ne çabuk geçiyor daha dün doğmuştun sanki. 
Şu 2 yaş sendromu mu her neyse bize de uğradı herşeye sebepsiz ağlamalar, kendini sıkmalar başladı sende. Böyle yapma bizi üzüyorsun ama. 

Doğum gününde öyle afilli bişey yapmadım sade pasta kestik ya ilerde bana sitem etme bebeğim ne yapalım ramazan ayına denk gelince anca bu kadar oluyor :)

Babana ''Baba'' değil de '' Anne'' diyorsun ya Baban o zaman bana kızıyor. Biraz da Baba demeyi öğret diye. Napayım ben alışmışsın anne demeye. Baban ben kimin deyince hemen düzeltiyorsun ''Babaaaaaa'' diye :)
Tam bir sevgi yumağısın. Duygusalsın. Sen soru sorduğunda anlamayıp cevap vermeyince küsüp gidiyorsun birdaha bakmıyorsun ya da gidip beni ya da babanı babaannene şikayet ediyorsun. Babaannen bizi azarlayınca keyfin yerine geliyor seni bücürrrr

Yemek yeme konusu tam bir işkence. Aramızda şöyle bir diyaloğ geçti geçen gün
- Bitanem acıktın mı?
- Acıktım
- Çorba yiyelim mi?
- Yemicem
- Fırına patates koyalım mı?
- Yemicem
- Salata yapalım mı? (domates ve salatalığa bayılıyorsun)
- Yemicem
- Ne istiyorsun peki_
- Muzzz (muzu yersin devamlı. sonra da kabız olursun inatçı keçi )

Seni öpmek istediğim zaman izin vermediğinde öpersem gidip yine babaannene şikayet ediyorsun '' annem öptü'' diye. Napayım kızım öpmeden duramıyorum zaten gün boyu seni özlüyorum ama bazen babaannen öpünce babaanneni de dedene şikayet ediyorsun

Evde durmaktan çok sıkılıyorsun babaannen de herşeye yetişemediği için sen genelde ' Niloya, Pepee, Canım Kardeşim '' izliyorsun. Benim kore dizilerine bağımlı olduğum gibi sen de çizgifilmlere bağımlı oldun kızım ya. Eve gelince tv yi kapatıp seninle ilgilenmeye oynamaya başlıyorum ama sen suratıma bile bakmıyorsun kaçıyorsun :( seni evde bıraktığım için naz mı yapıyorsun bana :(

Bazen bana yapışık oluyorsun  şımarmaya başlıyorsun. bu halini çokkk seviyorum bebeğimm :)
ama bazen de sebepsiz yere bana trip atıp bana gelmiyorsun :(

Ama...
Seni duyamadığımdan her sorularına cevap veremeyişim, Seninle doya doya muhabbet edemeyişim, Annecim seni çokkkkk (burda kollarını açıyorsun) seviyommm diyorsun ya onu duyamayışım beni yiyip yiyip bitiriyor :( (iş yerinde olmasam ağlayacağım off )

Kuzum benim prensesim.. Umarım hayatın boyunca böyle neşeli, sevecen, paylaşmayı seven olursun. Senin En sevdiğim yönün apartmandaki diğer arkadaşlarınla paylaşımcı olman ve kıskanç olmaman Umarım bu hayat boyu devam eder.
Seni çokkkkk seviyorum....




11 Temmuz 2014

ınstagram'dayım :)

Günaydın dostlar.. Öncelikle Hayırlı Ramazanlar. Ramazanı yarıladık kaldı geriye 16 gün :) İstanbul'un nemli sıcağında gayet güzel gidiyo benim Ramazanım :)
Neeyse gelelim konumuza.. Efenim bende Instagram furyasına katıldım. Daha önceki telefonum akıllı telefon değildi ve ınstagram yoktu. Elacığım sağolsun telefonumu aşağı kata ata ata anasını ağlattı telefonum da isyan etti ve ruhuna Fatiha :) Kayınpederim sağolsun bana yeni telefon alınca bende katılayım dedim Instagrama. Henüz yeniyim ve pek bişeyim yok. Eğer beni takip etmek isterseniz Buraya alayım sizi :) ya da kerime.gunaydin adıyla aratabilirsiniz :)

25 Haziran 2014

Amigurumi Aşkına Çekilişi

Selam...
El emeklerine hayran kaldığım kendisine daha fazla hayran olduğum Demet Abla çekiliş yapıyor :) o yapar da katılmamak haksızlık olurdu :)
katılıp şansınızı denemek isterseniz buyrun :)
amma şans benden yana olsun çok beğendim :) bencilli ediyim azıcık :)
 

13 Haziran 2014

2'ye 1 kala....

Benim cadılar cadısı kuzum prensesim Ela'm 2 yaşına girmesine 1 ay kalmış.. Zaman ne çabuk geçiyor sanki daha dün yeni doğmuş bebekti. Yaptığı şeyleri hatırlayamasam da bazıları aklımda :)
Çağımızın dudak büzerek poz verme modasına biz de katıldık. Bizim neyimiz eksik diimi :)
(büyükler yapmasın terliği ağızlarına atasım geliyo cücükler çok tatlı oluyolar onlar yapsınlar :)  )

2'ye 1 kala... neler yapmışız? Neler Öğrenmişiz?
Emziği tam bırakmışken pes edip tekrar verdik. Şimdi yine emzik bırakma savaşımız var.
Tuvalet eğitimine yavaştan başladık. Çişimiz beze kakamız tuvalete. Kaka yaparken evin belli bir köşesine saklanıyordu öylece farkettik saklandığını görünce hemen adaptörü takıp oturtuyoruz.
Yemeğini kendi yemeye çalışıyor. Bazen sıkılıp etrafa saçıyor.
Erkek Fatma kılıklı kızımın içinde bir kokoş varmış meğersem. kıyafetlerini kendi seçmeye başladı. Eğer kendi seçtiğini giydirmezsek başlıyor çeşmeleri açmaya.
Kendisine soru sorulmasını ve o soruya cevap vermeye bayılıyor. Resim göstererek '' Bu ne? Bu kim? Bu ne yapıyor? vb gibi''
Çizgifilm olarak Niloya, Pepee ve Canım Kardeşim'e bayılıyor. ( çalıştığımdan dolayı kayınvalidem bakıyor. Kayınvalidem aynı zamanda kendi kayınvalidesine baktığından dolayı Ela'yı çizgifilm açarak oyalıyo)
En sevdiği meyve ''muz, Havuç'' Eğer evde ikisinden biri yoksa yanımıza gelip ''alo muz habuç'' dedesine ya da babasına sipariş veriyor :)
Evde kuşuyla muhabbet ediyor :) ''aşkım nassın? '' falan diyor. (Dedesi almıştı Kasımda falan. Ben Kedi alalım demiştim o da kuş almış)
Birşey yaptığı zaman beni suçluyor. '' Anne yaptı'' gidip ev halkına beni şikayet ediyor.

Son zamanlarda yaptıkları çok şey var aklıma gelenler bunlar. Ama çok feci inatçı olmaya başladı bu aralar. İstediği olmayınca ağlamalar, küsmeler sonra gelip sarılmalar.
Son zamanlarda yanına arkadaş istiyor. Binadaki çocukları eve davet ettiğimiz oldu ama çocuklar Ela ile oynamak yerine Ela'nın oyuncaklarını Ela'ya vermeyip sen başka bişeyle oyna deyince Ela ağlamaya başladı. Kayınvalidem de olaya müdahale edip çocuklara böyle yapmamaları gerektiğini anlattı ama dinlemediler. Kayınvalidem de çocukları gönderdi. '' Madem Ela'yı istemiyorsunuz o zaman ağlatmayın oyuncakları paylaşın'' dedi çocuklar paylaşmak istemedi evlerine gittiler. Çocuklar gidince bizimki daha da ağlamaya başladı ( Az kaldı bebeğim köye gidelim Damla, Melike, Kardelen seni bekliyorlarmış.) ( bu cimcimeler teyzemin torunları oluyor. Annemlere gidip Ela geldi mi diye soruyorlarmış kuzucuklar :) ),
Ela balkonda sebze, çiçek yetiştiriyor :) Dedesiyle birlikte su veriyorlar. Suyu verdikten sonra '' Dede habuç'' serçe parmağı kadar havucu veriyoruz yine istiyo biraz büyüsünler kızım diyoruz tamam diyor :)
( Köyde yaşarken kıymetini bilememişim organik ürünlerimizi.)
Aklıma gelenler bunlar.Doğum gününe 1 ay kaldı. Doğum günü ramazanda olduğundan dolayı öyle süslü püslü afilli doğum günü hazırlığım yok. Zaten İstanbul'da kimse yokki doğum günü yapayım. Bayramda Kayseri'de köyde ailelerle bir pasta keseriz olur biter :)

Ela'dan herkese öpücükler :)
sevgilerle..

11 Haziran 2014

yeni saçlarım

Selam...
Blogum unutuldu artık yazacak birşey olmayınca.
Uzun zaman önce saçlarımı kestirdim. Şimdi onun pişmanlığını yaşıyorum :(
Uzun saçlardan bunalmıştım canım değişiklik istiyordu.
Kestirmeden önceki saçlarım böyleydi
saçlarımda hiç bir işlem yok. kendi doğal hali. yıka kurula birşey yapmadan çık oh ne güzeldi. Amma velakin ben uzun saçla barışık değilim.
Hem yazın zor oluyor devamlı kafam terliyordu hergün saçlarımı yıkamak zorunda kalıyordum. Birde çok dökülüyordu ani kararla 23 Nisan tatilini fırsat bilerek gittim kestirdim.
Yeni hali de şöyle 
Kısa saçları kullanmak çok rahat ama benim saçlarımın hali ilk fotoğrafta gördüğünüz gibi dalgalı. 
Bu model kesime birşey yapmayınca olmadı akşam saçlarımı yıkayınca sabah düzleştiriyorum. haftada 3 kez düzleştirmek zorunda kalıyorum haliyle saçlarım yanıyor :( 

Saçlarımı bu kadar kısa kestirdiğimden çevremin tepkisi ne derdin var dı da kestirdin böyle?
Derdim yoksa saç kestiremezmiyim yani? çok bunalmıştım.
Şimdi de saçlarımı bal köpüğü rengine boyamak istiyorum malum koca izin vermiyor.
Kocaya kalsa ben hiçbişey yapmadan özensiz durayım. 
ama napayım canım değişiklik istiyo püff
belki habersiz boyarım :)
benden bu kadar :)


04 Haziran 2014

Hürriyet Sosyal

Artık okuyucular hem Hürriyet yazarları hem de diğer okuyucularıyla interaktif ilişki kurabilecekleri, tartışma yaratabilecekleri bir platforma sahip olacaklar. Nasıl mı? Hürriyet Sosyal ile. Hurriyet.com.tr, Hürriyet Sosyal projesi ile dünyada bir ilki gerçekleştirerek sosyal tabanlı bir haber sitesine dönüşüyor. Bu yenilik ile birlikte artık her okur, kendine özgü bir hurriyet.com.tr oluşturabilecek, yazarları ve diğer kullanıcıları takibe alabilecek. Projenin en önemli noktası bir haber sitesinin dünyada ilk defa sosyal bir platform olma yolunda ilerliyor olması. Böylelikle okuyucular takip ettiği yazarların sadece köşe yazılarına değil kişisel postlarına da ulaşabilecek.



Sistemin en heyecan verici tarafı, okuyucuların diğer sosyal ağlarda kullandıkları "beğen, paylaş, yorum yap, takip et" gibi özelliklere hurriyet.com.tr gibi bir haber sitesinde de sahip olmaları. Okuyucular takip etme özelliği ile ilgisini çeken içerik ve haber kategorilerini, yazarları ve diğer okuyucuları takibe alabilecek, içeriklere yorum yapabilecek, beğendikleri içerikleri, önemli buldukları ve gündeme getirmek istedikleri haberleri ‘Öne Çıkart’ butonu ile Hurriyet.com.tr ana sayfasına taşıyabilecekler. Paylaş butonu sayesinde kendi oluşturduğu veya takip ettiği yazarların ve diğer okuyucuların içeriklerini hem kendi Hürriyet Sosyal hesabında, hem de diğer sosyal medya hesaplarında paylaşıp takipçilerine kolayca ulaştırabilecekler. Paylaşımlarına hashtag ekleyebilecek, ekledikleri hashtag’ler ile okuyucuların içeriklerine daha kolay ulaşmasını sağlayabileceği gibi kendi gündemlerini yaratıp sitedeki mevcut tartışmalara da dahil olabilecekler. Ayrıca kullanıcılar etiketleme/ bahsetme özelliği sayesinde de paylaşımlarına kendisini takip eden kişilerin kullanıcı adını etiketleyerek o içeriğe dikkat çekebilecek veya o kişiyi bir tartışmaya davet edebilecekler.


Hurriyet.com.tr'ye giriş yaptığınızda, takip ettiğiniz yazar ve diğer okuyucuların paylaşımlarını "Bana Özel" kısmından görüntüleyebilecek, "Bildirimler" kısmından sizi takip etmeye başlayan yazar ve kullanıcıların, öne çıkar butonu ile öne çıkarılan ve paylaşılan içeriklerinizin haberlerine kolayca ulaşabileceksiniz.


Tüm bunların yanı sıra şayet benim gibi blog yazarıysanız içeriklerinizi Hürriyet Sosyal'in özelliklerini kullanarak daha çok kişiye ulaştırabilecek, aynı türden içeriklere daha kolay ulaşabilecek, beğendiğiniz içeriklere sizi takip eden kişilerin de ulaşması için onları paylaşabileceksiniz. Bu sayede aslında sitede var olan ancak ana sayfada gösterilmediği için okunmayan ve ilgilisine ulaşamayan kaliteli içerikler de okuyucularıyla buluşabilecek. Ben Hürriyet Sosyal sayesinde bir yazımı keyifle okuduğum bir yazar olan Yonca Tokbaş'la paylaştım, bir yazara doğrudan ulaşmanın, yazımın o yazar tarafından okunması ve paylaşılması heyecanını tattım bile.


Hürriyet Sosyal dünyasını keşfetmek, yazarlara, okuyuculara, birçok kategoriden habere ve binlerce içeriğe kolayca ulaşabilmek ve onları sizi takip eden kişilerle kolayca paylaşabilmek için yapmanız gereken tek şey Hürriyet Sosyal’de üyelik oluşturmak. Hürriyet Sosyal bu deneyimi yaşaması için kullanıcılarını bekliyor.


İçerik: www.supercellma.com

Bir boomads advertorial içeriğidir.

26 Mayıs 2014

izlediğim kore dizileri part 2 :)

selam....
daha önce demiştim Kore dizilerine bağımlı oldum diye :) haftada 1 tane dizi bitiriyorum son zamanlarda izlediğim diziler şöyle ki :)

Lie To Me
bu diziyi Yoon Eun Hye için izlediğimi itiraf ederim. Ama iyi ki izlemişim çerez tadındaydı.
oyuncuların isimleri aklımda değil :) ama özet geçeyim
Kültür ve turizm bakanlığına bağlı memur esas kızımız varlıklı aileden gelen seçkin otelin sahini esas oğlumuz ile evli olduğu yalanı söyleyince işler iyice yalan ağına döner :)
Ama kızımız yalan söylemekle haksız sayılmazdı :) ilk aşkını çalan arkadaşıyla karşılaştılar evli olup olmadığını sorduğunda pis cadı da herkes evlenebilirmi ki dedi esas kızımızda telefonla konuşma numarası yaparak ben evlendim dedi işler böylece başlar :)

Missing You
bu diziye tek kelimeyle BAYILDIM... Romantik-Melodrama türünde bir diziydi. ama Yoon Eun Hye birdaha acıklı dizi oynamasın yaa :(
Diziyi özet geçecek olursam şöyle ki;
Lee Soo Yeon (ismi çok beğendim devamlı sayıkladım aklıma kazındı :) ) babası katillikle suçlanır ve o yüzden hiç arkadaşı yoktur. bir zaman sonra Hang Jung Woo ile karşılaşırlar ve arkadaş olurlar. Randevu esnasında Jung Woo'yu kaçırılırken görür ve o da arkasından gider.15 yaşında tecavüze uğrar ve Kang Heyeong Joong ile fransaya kaçar. Aslında kaçmak demeyelim. Zorla götürüldü diyelim. 14 yıl sonra Koreye dönerler ve Lee Soo Yeon ilk aşkı Hang Jung Woo ile karşılaşır. Hang Jung Woo dedektif olmuştur. Lee Soo Yeon ismini Zoey olarak değiştirmiştir. Heyeong Joong ise harry olarak değiştirmiştir.
Dizinin 13 bölümüne kadar acıklıydı 14 bölümden sonra güzeldi ben çok beğendim. (anlatamadım bir türlü)

My Princess
bu dizi de Romantik komedi türünde bir diziydi çok güzeldi :) Esas kızımız prenses olma hayali kuruyor ve part time iş olarak prenses rolü yapıyordu ve birgün kendini prenses olarak buluyor :)
bu diziyi anlatamıyorum ama izleyin :) çok beğenmiş olmalıyım ki pozları taklit ettim bakınız aşağıdaki resim :)
olmuş mu benzetebilmişmiyim :) yanımdaki yavrinin neyi taklit ettiğimden haberi yok şebeklik yapıyorum zannediyor :)
benden bu kadarrr..
mutlu haftalar dilerim :)