29 Aralık 2015

Uzun Bir Aradan Sonra Merhaba...

Selam blogcum seni çok ihmal ettim biliyorum. Nedenlerim de vardı. Yokluğumda blog başlığım bile gitmiş. Sanırım yeni blog şablonu aramam lazım. Bu blogun tasarımı Amigurumi Aşkına şimdiki adıyla Tiny Mini Design sahibine aitti. Aynı kişinin tasarımını yaptığı bir blogun tasarımı da kaybolmuştu. Aman neyse konumuz o değil.

Evet bilgiğiniz üzere ben geçtiğimiz ay Timponaplasti( Kulak zarı-Kemikçik zinciri onarımı) ameliyatı olmuştum. Evet evet çok şükür başarılı geçti. Evet süreçte benim de şaftım kaydı(şikayet değil) yemek yiyememeler, tansiyon düşmeleri, bayılmalar, halsizlik, baş ağrısı... Çok şükür şuan iyiyim işe başladım. İş yerimde çok yoğunum çok yoruluyorum kendimi kastığım için başım ağrıyor. Neyse buna da şükür geçecek yavaş yavaş.

Duyabiliyormusun?? diye soracağınızı biliyorum. Çünkü ameliyat olduğumu öğrenen herkes bunu merak ediyor. Hatta işe geldim herkes bir ağızdan '' Duyuyorsun demi Kerime?'' diye sordular. Malesef ben henüz Koklear İmplant ameliyatı olmadım. 2009'da Ankara Hacettepe'de şu meşhur doktor (ki aslında bizi dolandırdığı bir gerçek) kulağımın içini mahvetmiş. Çektiğim onca ağrılar onun içinmiş. Kulağım Koklear İmplant'a uygunluğunu kaybetmiş. Onun için kulağımı Koklear İmplant'a uygun hale getirdiler. Şubatta (tarihi netleşmedi telefon bekliyoruz) Koklear İmplant ameliyatım var. İnşallah Rabbim nasip ederse o zaman duyabileceğim. (Rabbim benim hakkımda hayırlısını ver diye dua ediyorum) Kayseri Erciyes Üniversitesindeki Doktor Ankara Hacettepe Üniversitesindeki Doktor gibi bizi oyalayıp dolandırmadı. (ki bu ayrı yazı konusu)

Bende durumlar böyle. Bu süre zarfında 1 ay eşimden 3 hafta da kızımdan ayrı kaldım. Kızımın psikolojisi çok bozulmuş durumda. Beni herkesten kıskanıyor '' Benim annem dokunma'' diyor. Montumu giymiş çıkarken görünce tekrar onu bırakıp gideceğim sanıyor. Hala düzelmiş değil. Anlatıyorum gitmeyeceğimi işe gidip geleceğimi. Neyse ki sabah çıkarken uyuyor diye görmüyor. Babaannesinin dediğine göre sabah beni yatağımda görmeyince korkmuş gittim sanmış. Babaannesi de ''annen işe gitti gelecek'' demiş o da rahatlamış.

İşte böyle blogcum..
Sağlıkla kalın...

28 Kasım 2015

Ameliyat

Selam... Uzun süre yoktum kimse ''Nerelerdesin'' diye merak etmemiş alındım yani :)

Geçtiğimiz hafta cuma günü ameliyat oldum. Evet ameliyat oldum. Hayır henüz duyamayacağım. Önümüzde yine ameliyat var. :uzun bir süre Kayseri'de ailemin yanındayım. Eloş bu sabah babaanne ve dedesi ile İstanbul'a babasının yanına gitti. Ameliyatın en zor tarafı ayrılık oldu.. O ağrıların, tansiyon düşmelerinin ve bayılmalarının yanında en çok koyanıydı ayrılık...
 Hımm ben sizlere küsmüştüm di mi?? Diüer adım tripcan. Trip atayım bari :) Küstüm gidiyommmm :)

09 Kasım 2015

Bıktıran soru: Ela'da problem var mı?

Malumunuz eşimle ben işitme engelliyiz. Ne zaman yeni bir yere gitsek herkesin gözü eşimin işitme cihazına kayıyor. Ya da benim işitme cihazımın olmadığını gördüklerinde işaret dili ile iletişim kurmaya çalışmaları. Dudak okuyorum ben konuşun siz ben anlarım diyorum. Ki eşimle beni kardeş zannedenler çoğunlukta. '' ahh yazık iki kardeş te duymuyor'' diyen oldu..
Hayır biz kardeş değiliz evliyiz dediğimizde gelen ilk soru '' Çocuğunuz var mı?''
Evet var
Onda bir sıkıntı yoktur umarım.
Yok Allah'a şükür diyoruz. Tamam  bunlar tanımıyor bizi meraktır normaldir der geçerim..
Yakın çevremin soruları daha çok incitici..
Facebookumda Fi tarihten kalma arkadaşlarım mesaj atıyor (fi dedim çünkü samimi olmadığım arkadaşlarım işi düşünce yazanlar yani)
-selam Kerimecim nasılsın?
-İyiyim sen nasılsın?
-Şey canım ben bişey soracaktım da.
-Buyur tabi.
-Senin işitme engelli olduğunu biliyorum eşinin de işitme engelli olduğunu öğrendim şu kişiden. Aklıma Ela geldi. Ela sağlam değil mi? Sadece merakımdan soruyorum. (burda alttan alttan bize çürük diyor gibi geldi)
-Hayır çok şükür Ela sağlam merak etme sen. Anne ve babası çürük olan her çocuk çürük olacak diye bir kaide yok değil mi canım?
-Esrağfurullah öyle demek istemedim..
(Ela ile nasıl anlaştığım merak konusu onu ayrı yazıda anlatacağım)

Aynı konuşma yüzlerce kez tekrarlanmıştır. Bir de daha önce dediğim gibi her insan annesinin karnından özürlü doğmuyor.. Hastalık-kaza denen birşey var. Doğuştan işitme engelli değiliz biz sonradan olmuş birşey. Havale-Mememjite bağlı olmuş birşey Allah'ın takdiri yani. Anne ve babasında şu özür varsa çocuk öyle doğacak değil yani.
Bir örnek vereyim
Babamın arkadaşı var bedensel engelli. Eşi de kendisi gibi bedensel engelli.
Bir çocukları var adı Feyza. Bir dönem benim öğrencimdi (ana sınıfında staj yaptığım dönem) maşallah çok tatlı sağlıklı da. Anne ve babası öyle diye kendisi de öyle doğacak değil değil mi? Umuyorum ki onlara da bu soruyu sormamışlardır. Çok kırıcı oluyor.
Bu soruyu sorarken biraz empati diye düşünüyorum yine.
Heee bir de her işitme engelli insanları tanımıyorum herhalde.
Geçenlerde cemaatten bir abla mesaj attı.
Kerimecim benim dayımın oğlu işitme engelli evlenmek istiyor kız bulamıyoruz yardım eder misin? Var mı tanıdığın dedi.
Ay kusura bakma abla ben çöpçatan mıyım aşk olsun. Birde ben işitme engelliyim diye tanıdıklarımın da işitme egngelli mi olması lazım? Biliyorsun ben İşitme engelliler okulunda okumadım haliyle öyle bir arkadaşım veya tanıdığım yok. dedim.
Ay canım benim kıyamam ben sana dedi ve gitti.
Allahım sabır dedim ben de...

Evet bugün yine keçilerim geldi yazıp rahatlamak istedim. Umarım sıkmamışımdır..
Selametle...

Ruhu güzel, kendi başka güzel kadın '' Oyuncu Anne''

Günaydın...
Dün Tüyap Kitap Fuarı'na gitmiştim eşimle Oyuncu Anne'yi görmek için. Çok sıra vardı ama bir imza ve fotoğraf için değerdi beklemeye. Değdi de...

Ben sesimi kontrol edemiyorum. Heyecandan fısıltılı konuşmuşum ki sanırım Şermin Hanım beni duyamadı ismimi kağıda yazdım ve bir tane de fotoğraf çekindik. O esnada eşim beni bir güzel azarladı '' Ben sana demiştim değil mi biraz bağırda konuş.'' '' Ne bileyim ben. Biliyorsun ben sesimi kontrol edemiyorum zaten Şermin hanım benim durumumu bilmiyor herhalde boşuna kızma yaa '' dedim :)

Şermin Hanımı görünce gözlerime inanamadım gerçekten. Bir insan bu kadar pozitif, güler yüzlü olamaz dedim içimden. Şermin Hanımla biraz sohbet etmeyi çok isterdim... Ama stadda o kadar çok kuyruk vardı ki... Kitaplar bile tükendi Tam zamanında gitmişim almak için. Zira imza sırasına tam yaklaştım ki kitap tükendi dendi :) 

Daha güzel şeyler , daha uzun bir yazı yazmak isterdim ama hafızam çalışmıyor benim :) 
Musmutlu haftalar dilerim...

05 Kasım 2015

Annelerin Akıllı Seçimi: TODİZOO Oyuncakları

Bebekler için oyuncak seçme işi anne babalara düşüyor. Minikler, hem gerçek dünyayı hem de kendi yetenek ve becerilerini önce oyuncaklarla keşfetmeye başlar. Doğal olarak oyuncakların onların gelişiminde rolü çok önemlidir. Oyuncak alırken aradığımız özellikler aslında çok net. Eğitici, eğlendirici ve onlar için tamamıyla güvenli olmaları en önemli özellikler.


Bebekler için oyuncak alırken en önemli kriter, güvenilir markaların oyuncaklarını almak olmalıdır. Sık sık ağzına götüreceği, birlikte uyuyup yemeklerini hatta banyosunu paylaşmak isteyeceği oyuncaklarının ona zararlı olabilecek bir materyal, boya ya da aksesuar içermediğinden emin olmanın tek yolu tercihlerinizi güvenilir markalardan yana yapmak. Bir diğer dikkat edilmesi gereken konu da seçtiğiniz oyuncakların onların gelişimine de katkıda bulunması. Yapacağınız doğru oyuncak seçimlerinizle her gün hayat ve kendisiyle ilgili yeni şeyler öğrenen bebeğinize büyüme macerasında yardımcı olabilirsiniz. 


Tüm bu özellikleri bir arada bulabileceğiniz Todizoo oyuncaklarını inceleyerek, bebeğinizin yaş ve ihtiyaçlarına en uygun olanları tercih edebilirsiniz. 


TODİZOO MÜZİKLİ ÇINGIRAKLAR: Bu sevimli arı ve kelebek çok marifetli. Minik parmakların kolayca basabildiği düğmesi eğlenceli melodiler çalıyor. Ses efektli kanatları ve boncukları ile hem bir çıngırak hem de dişlik olan kanatları tam kaşınan dişlere göre. Üçüncü aydan itibaren tüm bebekler için tercih edilebilir. 




TODİZOO EMEKLEME BÖCEĞİ VE TOSBAĞA: Emekleme nasıl da heyecan verici bir dönem değil mi? Şimdi emekleme çalışmalarına yardımcı olacak iki sevimli arkadaş var. Todizoo’dan Emekleme Böceği ve Tosbağa üstüne basınca ilerliyor, bebeğiniz de onları hevesle takip ediyor. 12 ay ve üzeri bebekler için tam bir emekleme yardımcısıdır.  




TODİZOO ARKADAŞIM SERİSİ: Todizoo’nun bu şirin oyuncakları basıldığında ışıklı düğmeleri ile melodiler çalıyor, “ABC” ve “123” ve birbirinden sevimli kısa cümleler söylüyor. Minikler bu arkadaşları onları çok eğlendirdiği için seviyor, biz de onların el-göz koordinasyonlarını güçlendirip sebep-sonuç ilişkisini öğrenmelerine yardımcı oldukları için seviyoruz. Üçüncü aydan itibaren tüm bebekler içindir. 



 


 

Bir boomads advertorial içeriğidir.

20 Ekim 2015

Balerin Fare

Günaydın blogcum nasılsın?
Ben pek iyi sayılmam her zamanki gibi kulağım ağrıyor. Konumuz o değil bugün narkoz alacaktım da 20 Kasım'a kaydı...

Konuyu dağıtmayımm.. Topladım tamam annem.
Ela uzun zamandır fare istiyordu. Aklıma geçen yıllarda gördüğüm Ayşe'de tarifi olan balerin fareyi ördüm. Bu minicik şefi örmesi 3 haftamı aldı. Hayır zor olduğundan değil aslında kolay.. 23 sıra 9x-12x örmekten bana ıyk geldi attım köşeye hep. Ela da anne farem bitti mi diyordu biecek kızım az kaldı diye geçiştiriyordum. Neyse bitti işte. Kuzum uyuyordu yanına yatırdım. Uyandı fareyi gördü tepkisi
- '' Anne bunun kafasında niye çiçek yok?''
- '' Fiyonk tokası var ya kızım''
- '' olmaz o ben çiçek istiyorum''
- '' tamam yarın yaparım onu annem''
- '' pamam''

Ertesi gün Ela çiçeği unuttu galiba bişey demedi :)
Şimdi en sevindiği oyuncak bu.

İnşallah başka istemez diyordum daaaa
-ANNE BEBEK ÖR dedi... oldu annem oldu :D :D

Shein

SheIn -Your Online Fashion Coats
Nonim Shein çekilişi yapıyor katılmamak olmazdı :) Şansımı denemek istedim :)

14 Ekim 2015

Bir Dikiş Hikayesi

Selam blogcum... Ülke olarak çok kötü günler geçiriyoruz.. İnşallah tünelin ucunda ışık vardır..

Geçenlerde Bakırköy Cumartesi pazarında bu kumaşı 3 tl ye bulmuştum. Ucuz yaa bu ziyan etmeye gelir acınmaz. Bari deneyim de kendimi sınayım. Yoksa öğreneceğim yok benim dedim :)

Fotoğraflar kalitesiz ve kötü biliyorum. Malum iş yeri kalabalıktı ben de dolapların arasına gizlendim :)
Bu kısmı pek kimse görmüyor çünkü. Saçlarım özensiz onu da biliyorum tamam tamam. Üşeniyorum anacım ben sabahın köründe süslenmeye :) 


Yaka kısmını kayınvalidem yaptı. Detay konusunda kendime güvenemedim. Bir dahaki sefere ben denerim söz :) 

Ne dersiniz olmuş mu? Devam edeyim mi dikişe? Ciddi ciddi eleştiri bekliyorum ona göre :)
Sertifikalar, toplu onaylar beni bekler ben kaçtım..