18 Nisan 2017

Dedem...

Dedem.. Ak sakallarına aşık olduğum dedem... 15 yıl oldu sen gideli.... Daha dün gibi.. Bir salı günü, beni sabah okuluma bırakıp, cebime harçlığımı koyup köye dönmüştün. Ne bilebilirdim ki senin 2 gün sonra gideceğini. Bilsem okula gitmez dizinin dibinden ayrılmazdım.
Bir salı günü beni okuluma bırakıp gittin. Çarşamba günü akşam etüdünde ders çalışırken beni nöbetçi öğretmen çağırdı. Aşağı indim abim de var. Köyden komşumuz Nedim abi gelmiş bizi almaya. Bi mutlu oldum ki ben. Çocuğum işte daha senin hasta olabileceğin aklımın ucuna bile gelmemişti ki.. Dün sapasağlamdın çünkü.. O okulda olan tüm torunlarını ve kendi çocuklarını topladı o akşam Nedim abi. Götürdü bizi köye. Kapının başında haylaz kuzenim Mehmet ''abla dedem hasta'' dedi.. Komşunun kızı Esma'da ''yok yalan söylüyor'' dedi. Çünkü biliyordu ki dede, sana çok düşkün olduğumu.. ''Dedemin sakallarını çok severim ben, çok güzel kokuyorlar'' derdim ona sakalların için..
Sonra ben eve çıktım yanına gittim dede, canlı cenaze gibisin.. Babama baktım gözleri kan çanağı gibi.. Amcam, halalarım hepsi yanında.. En küçük kızın, yeni doğum yapmış 6 gün olmuş yok yanında. Köyün imamı ve senin çok sevdiğin Ali hoca başında kur'an okuyorlar. Bizi çıkardılar odadan.. Uyuduk biz çocuklar. Perşembe sabah kalktım, annem beni bir şey almam için (ne almam gerekiyordu unuttum) senin kayın biraderin Osman amcanın evine göndermişti. Eve dönerken yolda karşıma yine haylaz Mehmet çıktı. Baktım ağlıyor. '' Ne oldu Mehmet?'' dememi beklemeden '' Abla dedem öldü'' dedi...
Benim dedem ölmez... Ölmemiştir Mehmet bir yanlışlık olmalı dedim koştum eve.. Babam tabureye oturmuş ağlıyordu dede.. Ben babamı 2 kez ağlarken görüyorum be dede.. Birincisinde benim beyin zedelenmesi geçirip işitme yetimi kaybettiğinde, çaresiz kaldığında görmüştüm.. İkincisi de, seni, babasını kaybettiğinde....
İşte böyle dede.. 15 yıl ne çabuk geçmiş değil mi? Oysa ki sanki daha dün gitmiştin.... Sevdiklerimizi kaybetmenin ne demek olduğunu, nasıl bir acı olduğunu senin gitmenle öğrendim be dede... Belki de sen böyle istemiştin, yaşlılığın ilerlemeden, kimseye muhtaç olmadan ansızın gitmek istemiştin kim bilir be dedem.. Ama keşke gitmeseydin..
Kabrin nur, mekanın cennet olsun dedem... Çok özledim seni çookkk..

11 Nisan 2017

Çocuklarınızın Sağlıklı Gelişimine Tam Destek Çocuk Devam Sütü’nde!

Neden Çocuk Devam Sütü?


Çocuklar, büyüme ve gelişimlerinin büyük bölümünü 1-4 yaşları arasında tamamlarlar. Yiyeceği yemekler konusunda çok seçici olabileceği bu yaşlarda çocuğunuzun fiziksel ve zihinsel gelişimi için zengin ve doğal içerikli gıdalarla beslenmesi gerekir. Güçlü bir bağışıklık sistemi de bu fiziksel ve zihinsel gelişimi taşıyan vücudu mikroplara karşı koruyarak, büyümede çok önemli bir görev üstlenmektedir.



Neden Pınar Çocuk Devam Sütü?

Çocuklar, fiziksel ve zihinsel gelişimlerinin yanı sıra bağışıklık sistemlerini güçlendirecek besin ihtiyaçlarının önemli bir kısmını sütten alabilir. Çocuğunuzun fiziksel ve zihinsel sağlıklı gelişiminin ve bağışıklık sisteminin güçlenmesi için ona süt içirebilirsiniz.

1 yaşından büyük çocuklarınızın fiziksel ve zihinsel sağlıklı gelişimini ve bağışıklık sisteminin güçlenmesini desteklemek için, saf süte prebiyotik lifler, vitamin ve mineraller ilave edilerek geliştirilen Pınar Çocuk Devam Sütü’nü güvenle içirebilirsiniz. Pınar Çocuk Devam Sütleri B12, Çinko ve Kalsiyum kaynağıdır.

Altı aydan büyük bebeklerinize ise onların 6-12 aylık dönemlerinde ihtiyaçları olan vitaminlerive mineralleri karşılayacak şekilde geliştirilmiş Pınar İlk Adım Devam Sütü’nü verebilirsiniz.

 


Bir boomads advertorial içeriğidir.

28 Mart 2017

Sürprizleri Severim Dermişimmm :)

Dün sabah bana kargo geldi. Kargocuya kargo beklemiyordum ki ben emin misiniz bana geldiğine? dedim. Eminim, isim sizin dedi kimliğime bakarak 😊 Benimmiş hakikaten de. Ama bunu kim gönderdi? benim bir şeyden  haberim yok. İlkay almıştır yaa dedim hemen eşime mesaj attım.
- Aşkım waffle makinesini sen mi aldın?
- Yok ben bir şey almadım yanlış gelmiş olmasın?
- Yanlış değil basbayağı benim adım var üzerinde.

Burda bir ışık yandı. Rüyamda Ayşe'nin bana bir paket gönderdiğini görmüştüm. Hemen Ayşe ve Nihan'ın olduğu çatlak kızlar grubumuza tüm kibarlığımla yazdım.

- Leeyynnnn kargoyu kim gönderdi?
Nihan: İyi ki doğdun Keroooo
Ayşe: 😂😂😂 İyi ki doğdun Kero sürpriiizzzzz...
Ben de ağzım kulaklarımda ağlamamak için zor tutuyorum kendimi 😉
Hiç beklemediğim anda, hiç beklemediğim zamanda erken doğum günü hediyem..
Hediyeden önce ağzımı aramak için bana mesaj yazmışlardı. Ben bundan almayı düşünüyorum, nasıl acaba? , Waffle sevmiyor musun Kerime?
Benim cevabım ise, amaaaannnnn kim yıkayacak bulaşıkları olmuştu :D
Sayelerinde bol bol bulaşık yıkarım artık hahah :D
Çok teşekkür ederimmm kızlarr, çok seviliyorsunuz.. 💗💗💗

06 Mart 2017

Öylesine..

Bahar geldi, montlardan kurtulduk kurtulacağız az kaldı.. Hoş bende montların yerini hırkalar devraldı ama neyse..
Hayat çok tuhaf.. Olsun istediğin şeyler olmaz, olmasın dediğin şeyler olur. Bu aralar ikilemlerdeyim, bunaldım, bunaldırıldım(bu nasıl kelime allasen?)
 ''Annelik'' beceremediğim şey.. Anne olmak benim hamurumda yok. Olmuşum bi kere ama beceremiyorum, yapamıyorum.. Kimine göre abartıyorum belki de ama benim hissettiklerim öyle sıradan şeyler değil. Ela bu aralar hırçınlaştı. Belki de yaşına göre olağan şeylerdir ama ''Anne sen beni sevmiyorsun'' demesi içimde ki fırtınaların daha da şiddetlenmesine neden oluyor. Bunu söylemesinin sebebi de onunla gözlerim kapalı oyun oynamamam. Daha doğrusu oynayamamam. Yapamam kızım istersen babaannen, deden ya da babanla oynayabilirsin ama benimle böyle oynayamazsın dediğimde de gitti ağladı.. Çok hırçınca.. 
Sonrasında onu aldım, ellerimle kulaklarını kapattım ve ona bir şeyler dedim. Ellerimi çekip ne dedim kızım? diye sordum. Duymadım ki bilmiyorum dedi. İşte böyle kızım, senin annen duymuyor. Dudaklarına bakarak anlıyor. Sen böyle yapınca annen çok üzülüyor dedim. o da ''Özür dilerim anne'' dedi ve gitti.. Sadece bununla kalsa iyi ama gittikçe daha da şiddetli hal almaya başladı Ela..
Okulda arkadaşlarının taklidini yapıyor. Durduk yere gelip vuruyor, olumsuz cevap alınca dil uzatıyor. Nereden öğrendin bunu yapmayı deyince de, okuldan .....'dan... Okula gitmek ilk zamanlar güzel davranış sergilerken, sonrasında ....'ın Ela'yı taciz etmesiyle, Ela daha da değişti.. O çocuğun hareketleri belleğine kazınmış resmen.Pedagog' a götürmek istiyorum ama Ela hastane ortamına girdiği zaman ağlıyor..
 Olmuyor.. Ne yapsam olmuyor. Kendimi bir mengenenin içinde eziliyormuş gibi hissediyorum.. Umarım bu davranışları düzelir, umarım Ela eski haline döner. 
Tek tesellim bu davranışlarınının geçici olması. Geçicidir değil mi? Hep böyle kalacak değil değil mi?? 
Lütfen kızım artık kendine gelsen diyorum..

28 Şubat 2017

Çiçekli Battaniyem

Öncelikle merhaba... Geçen hafta blogumu gizli blog yaptım kimse farketmemiş anlaşılan 😉 Biraz tatsız şeyler yaşadım bende kapattım.. Neyse bu sabah açtım..

Gelelim battaniyeme...
Bu battaniyeyi Kayseri'de ameliyattan 1 hafta sonra başlamıştım. 2015 Aralıkta... 14 ay önce 😄 Bu kadar geç bitirmemin birinci nedeni yanlış ip seçimiydi. Ben bebe ipiyle deneyecektim, kayınvalidem kalın olur lif ipi ile yap dedi. Bende onu dinledim sonuç delirmelik. Sanki dantel örüyorum milim ilerlemiyor. Tığ numarası da 1.75 mm...
Geç olsun güç olmasın diyerekten nihayet bitti.. Ela hanımcım buna da el koydu. Pembe ve moru çok seviyormuş çünkü.. Eeee güle güle kullan kızım senden önemli mi 😄
Huzurlarınızda... Ütüsü yapılmadı henüz.. Öyle işte..

17 Şubat 2017

Kıskandım da Yaptım :) MİM

Annesi'nin Prenses'i mim yapmıştı bende onu kıskandım. Evet canım ne var? kıskançlık kanımda varsa n'olmuş yani? ? 😋 şaka şaka.. Maksat eğlenmek olsun. Emine Hatuncuğumun ''Reklamdaki gibi olmayan şeyler'' mimi bekliyor henüz. Çünküm aklıma bişey gelmiyor.

Gelelim mim'e..

Soru 1 : Almaktan asla vazgeçemeyeceğin bir şey varmı ?

Hımm... Kitap ve ip... Kitap kurdu ve hobi delisiyim nörcen bacım 😉😉  ama ip pahalı gelmeye başladı ya. Kıyafette ihtiyacım varsa alırım yoksa almam.

Soru 2 : Büyük kocaman bir acı hissettiniz mi ?

Evet.. Hem de çok büyük... Narkozun etkisi yavaş yavaş kaybolurken ''Allah'ım ölüyorum'' diye ağladığımı bilirim 😊 Serçe parmağını sehpaya vurmak neymiş?

Soru 3 : Altın günlerine dair korkunç bir anın var mı ?

Sanırım yok.. Annem hiç altın günü yapmadı. Altın gününü evlendikten sonra kayınvalidemden öğrendim. O yapardı. Şık şıkıdım giyinmiş komşular, önce Kur'an okurlardı sonra dedikodu. Hiç benlik değil..

Soru 4 : Özel bir yeteneğin olsa ne olmasını isterdin ?

Sanırım istediğim şey, özel yetenek değil de sıradan bir şey. Duyabilmek isterdim.

Soru 5 : " Etraf ne der " diye düşünmeden hareket edermisin ?

Genellikle hayır.. Ailem için sorun teşkil tmeyecekse etraf dış kapının dış mandalıdır benim için.
Örneğin; Eşim ve ben Ela'yı babaannesine bırakıp geziyoruz bazen. Kayınpederimin arkadaşının karısı '' Çocuğu sat babaannesine kocanla el ele tutuş gez sen'' demişti bana. Kayınvalidem de ona '' Biraz da ikisi beraber gezsin ne var? Ben torunuma bakmaktan memnunum'' demişti. 😆😆

Soru 6 : Hangi mevsimi seversin ?

Ne çok sıcak, ne de çok soğuk olmayan mevsimler... İlkbahar ve sonbahar... ilkbaharda doğmuşum ben kızaaammmm 😆

Soru 7 : Blog yazmak sana ne kattı ?

Çok güzel arkadaşlar kazandırdı bana... Hatta bir kaç tanesiyle yüz yüze geldim..
Özge'mle görüştüm yüz yüze, hala whatsapptan konuşuruz.
Şeyma'm benim ameliyat olduğum hastaneye ziyarete geldi. İlk defa...
Ayşem tee Bursa'lardan geldi evime.. Bana da evinin kapılarını açtı mesela...
Sayamadığım kadar var.. İyi ki açmışım blogu dedirten..

Soru 8 : En sevdiğin dizi,film,animasyon ve kitap hangisi ?

Dizi: Kore dizisi olur mu? My from the stars, Türk dizisi de; Hayat Şarkısı
Film: Taare Zamaen Par
Animasyon: Tek izlediğim animasyon Buz Devri 
Kitap: Hımm... O kadar kitap okuyunca aklımda kalan bişey yok.. O yüzden Serenad diyeyim..

Soru 9 : Düşlediğin hayatı yaşayabildin mi ?

Hiç düşlemedim ki.. Nasibimde ne varsa yaşarım.. 

Soru 10 : Gece yarısı uyanıp sevdiğiniz birinin nefesini dinlediniz mi ?

Ela bebekken acaba yaşıyor mu bu yaaa deyip parmağımı burnunun önüne getirip nefesi hissetmeye çalıştım evet 😉 Parmak kadar bebenin nefesi ne kadar kuvvetli olsun? bişey hissetmedim. Kayınvalidemi çağırdım '' Anne bu bebek nefes alıyor dimi?''😆 o kadar manyağım.

Bitti mi? yaaaa... devam etseydi bari sorular. Ben de isteyen herkesi mimliyorum, Yapmayan herkes üstüne alınıp yapsın anacım..

15 Şubat 2017

Neler Yapıyorum?

Blogumu uzun zamandır boşladım. Yazacak konu yok. Hayat monoton. Bende neler yapıyorum onu yazayım dedim.

1 yıldır elimde sürünen battaniyem... 2015 kasım ayının son günleri başlamıştım. Bebe ipiyle yapmak istemiştim ama kayınvalidemi dinleyip lif ipiyle yaptım. İyi de yaptım... İlerlemiyorrrrr, dantel gibi.. 2 sıra daha yapayım kenar oyası yapacağım. Bebek battaniyesi boyunda kalıyor. Diz battaniyesi olarak kullanırım.

Ela'nın erken uyuduğu zamanlar Kore dizisi izliyorum. Bu ara Goblin izliyorum.
Repliğe istinaden; ben makyaj yapsam şempanze gibi oluyorum annem :D

Bir de bunu okuyorum. Ahmet Ümit kitapları beni sıkmaya başladı. Ama bunu ödünç almıştım okumam lazım. Veren kişi acelesi yok dedi bende yavaş yavaş okuyorum.
İşte böyle.. 
Sizler neler yapıyorsunuz?

08 Şubat 2017

LEGOLAND

Ela'ya yarıyıl tatilinde bir plan-program yapamamıştık. Çünkü okullar tatile girdikten hemen sonra amcasının nişanı, memleketten misafirler derken vakit olmadı. Tatilin son günü, pakolino kutusundan çıkan ücretsiz bileti de değerlendirmek için İstanbul Forum AVM'nin içinde bulunan Legoland'e gittik..
Oyyhhh bu ne biçin giriş cümlesidir allasen? Kendimden iğrendim 😊😊😊
Önce internetten bakmıştık Legoland nasıldır diye. Benim ilgimi çekmedi. Ela'ya sen babanla git bende Merve teyzenle dışarıda beklerim seni dedim. Tamam dedi ama plan uymadı. Merve gelemedi. Ben de koskoca AVM'de tek başıma napayım diyerek takıldım kocamla kızımın peşine. Girmek istememin diğer bir nedeni; girişlerin ücretiydi. Bir kişi 48 tl.. çok fahiş bizim gibi bir aile için..
İçeride aman aman görmeliyimmmm diyebilecek bir şey yok.. Sadece içindeki dizaynler minik minik legolarla yapılmış..
Galata kulesi ve şu binanın adı neydi? İşte onlar legoyla yapılmış. Minik insanlar, arabalar da lego. Pek fotoğraf çekmedim, daha doğrusu çekemedim. Tramvayla gittiğimizden dolayı Ela'yı lagana gibi giydirmiştim. İçerisi sıcak haliyle. Yürüyen vestiyer gibi mont, yelek, şapka, atkı ve benim çantam her şeyi taşıdım. Telefon tutacak el kalmadı :D :D

Sonuç olarak; Ela yine gitmek istiyormuş çok eğlenmiş fakat anne, baba olarak biz beğenmedik. Bir daha gitmeyiz. Fiyatı düşük olsaydı belki giderdik. Bu fiyat devam ettikçe ımmhhh olmasss :D
Çarşambayı da sel aldı, gelsin perşembe. :)