30 Mart 2016

Kanaviçe- Etamin Her Neyse... Panolarım

Günaydın blogcum..
Bir önceki postumda kimseye cevap yazmadım.. Bilerek yazmadım.. Ne diyebilirdim ki?
Neyse...
Güzel şeyler konuşalım istedim bugün.
Aşağıdaki panoları sipariş üzerine yapmıştım.
Hala göndermedim bekliyorlar :)
Bu tadilat bekliyor. Tepedeki dantel çiçeği çıkarıp başka bişey takacağım. Kocaman olmuş çünkü.
Bunda çiçeğin altında şemşiyesi var. Kapanmış ama napalım sahibesi beğendi.
Yalnız ismi Feyzullah olmasaymış o zaman dedim Yıldız'a. Ortalamaya çalıştım olmadı. Sökeyim dedim sökme emeklerine yazık, hem ortalanması şart mı? dedi. Doğruyu söyle Yıldız beğenmediysen göndermem gerçekten dedim. Beğendim dedi.. Umarım gerçekten beğenmiştir.
Feyzullah annemin dayısının oğlu oluyor. İsim büyük dedenin ismi :) Küçük dayımın adı da Feyzullah. Ne zor söyleniyor bee. Feyzi diyoruz kısaca :D
Arka kısım da böyle. 

Yorumlarınızı alayım. Nasıl olmuş?

Aslında sipariş alma gibi bir hevesim yoktu. Talep olunca denerim dedim. Sevilince neden olmasın dedim sonra.
İsteyen olursa şayet, mail adresim tatlibelaela5238@gmail.com
Şimdilik iki güzel gelin olacak arkadaşlarım için hediye zamanı.. Birini başladım yarım o bitsin diğerini başlayacağım. iyi ki ikisi de kuş seçmedi.. Kuş işlemekten sıkıldım çünkü :D 

Mutlu hafta ortaları..



28 Mart 2016

Ne İstediniz Çocuklardan


Gif:2014 yazı. Ela 2 yaşına henüz girmemişken.

Karaman'da 45 çocuğa tecavüz edildi. Pardon İstismar edildi.
13 yaşımdayken eniştemin tacizine uğramıştım ben.
Sema Ramazanoğlu hanımcım 1 kereden birşey olmaz diyor.
Nereden biliyorsun birşey olmayacağını????
Başına geldi mi hiç?
Üstünden yıllar geçti ben o eniştemi hala gördüğümde neler hissediyorum biliyor musun hiç??
Ailem bilmiyor...
Söylesem halamın yuvası bozulur diye korktum!
Şimdi benim de çocuğum var. Bir ihtimal başına gelirse ne yaparım diye düşünüyorum. 
O da benim gibi saklar mı acaba? 
O da benim gibi psikolojikman olarak çöker mi acaba?
Ne olur günahsız masum yavrulara dokunmayın..
Uçkurunuza biraz sahip çıkın..
Dünyayı kirlettiniz iyice..

(Sevgili kuzenlerim Mehmet Ali ve Büşra. Biliyorum siz beni okuyorsunuz. Eğer bunu da okuduysanız annemlere söylemeyin rica ederim... )

03 Mart 2016

Umursamaz Olamamak

Mutlu Perşembeler...
Umursamaz olamamak konusunda çok dertliyim ben.. Ne safım üzülen hep kendim oluyorum.

Biliyorsunuz 6 gün arayla 2 ameliyat olmuştum geçtiğimiz ay. Doğal olarak sevdiklerimden mesaj bekledim. Ama en çok ta kaynım ve eltimden. Evli değiller henüz sözlüler. İkisi de işleri düştüğünde yazarlar bana. Bense aklıma ne zaman gelirse yazarım. Kaynımla aynı evdeyiz ona yazmasam da olur fakat eltime hep yazarım. Aklıma gelir hediyeler alırım ya da yaparım. Doğal olarak ameliyat olduğumda ikisinden de '' Çabuk iyileş ve hemen dön'' mesajı bekledim. Fakat ikisi de yazmadı. İkisine de çok kırıldım. 2nci ameliyatımdan sonra yazdıklarında '' Nihayet aklınıza gelmişim. Bu kez işiniz düşmedi dimi? İkinize de çok kırgınım artık umurumda değilsiniz. Değerli vaktinizi çaldığım için özür dilerim, iyi günler'' dedim ikisine de. İstanbula geldiğimde ikisine de '' Siz kimsiniz ki tanımıyorum sizi'' dedim.

Ama.....

Geçtiğimiz hafta sonu eltim annesiyle tartışıp evden ağlayarak çıkmış. Eşim o esnada dışarıdaydı görmüş. Sormuş neden ağladığını ama söylememiş. E bende duramadım aldım telefonu elime. Yazdım'' İyi misin?'' diye. '' Çay koydum gel bize belki içini dökersin'' dedim. O da geldi. Gittikten sonra kayınvalideme dedim '' Anne ben neden umursamaz olamıyorum? Hastanede sana demiştim artık umursamayacağım demiştim ama olmuyor, sonra üzülen, kırılan hep ben oluyorum'' dedim. O da dedi''.... yengem zamanında beni çok kırmıştı ama ben ona aynısını yapamadım. İçimden gelmedi, kıyamadım ona. Senin de içinden gelmiyor, kıyamıyorsun. Zamanla o kötü sen iyi oluyorsun. Takılma bu konuya'' dedi. Anne dedim benim derdim iyi olmak değil. Biraz da ben umursamaz olayım kıymetim bilinsin istiyorum dedim. Zaman her şeyi gösterecek dedi.

Ben iyi niyetliliğimin kullanıldığını hissediyorum çoğu zaman. O yüzden bazıları gibi '' o beni aramamıştı banane bende onu aramam ağlasın, çok ta tın'' demek istiyorum ama olmuyor..

İşte böyle.. Kırıldım evet, hala içimden bir ses umursama boş ver diyor ama olmuyor...
Neyse...
Bol umursamaz günler dilerim efendim :)


25 Şubat 2016

Bir Psikiyatrist-Psikolog Hatırası :)

Efendim geçen ay bugün hastaneye yatışım yapılmıştı. Hastaneye yatışımı söylemişlerdi ama ben kayıt yapar dönerim eve, ameliyata kadar kalmam yaaa demiştim ama öyle olmadı göndermediler eve. Pijama falan da almamıştım yanıma. Ev tee köyde gidemeyiz de almaya. Annem, kayınvalidem ve abim çıktılar bana birkaç parça eşya almaya. Kaldım mı hastanede tek başıma. Çantamda kitap vardı okurken biri geldi.
- Merhaba ben Doktor Derya. Psikiyatrist polikliniğinden geliyorum.
- Merhaba, hoşgeldiniz, memnun oldum.
- Sana birkaç soru sormam gerekiyor. Neler yaşayacağını,seni nelerin beklediğini biliyorsun değil mi?
- Evet herşeyin farkındayım.
- Güzel. Şimdi seni değerlendirmem gerekiyor. Adın-soyadın-yaşın-mesleğin- medeni durumun?
- (Hepsine teker teker cevap verdim.)
- Güzel. Peki burası kaçıncı kat?
- 4
- Bugün günlerden ne?
- Pazartesi
- Bugün ayın kaçı?
- 25 Ocak
- Ekmeğin fiyatı kaç?
- 1 lira
- 6x3=?
- 18
- 9x8=?
- Çarpım tablosu ile aram yok bilmiyorum :D
- Peki 7-4=?
- 3
- Aferim. Ayağını yorganına göre uzat ne demek?
- Bilmem
- Sakla samanı gelir zamanı?
- Sakla zamanı gelince kullanırsın.
- Neşen, keyfin bilmem neyin nasıl?
- Maşallah iyiyim.
- (bu hastaneye 6 yaşından beri geldiğim için benim tüm bilgilerim mevcut. Eskiyi deşti)
- İntihar vakası var neden?
-Arkadaşlarım benim işitme engelimle dalga geçtiği için. Birde psikolojik sorunlarım vardı.
-Peki şimdi öyle bir düşüncen var mı?
- Hayır yok.
- Nasıl iyileştin?
- İlaç aldım en başta ama ilaçlar beni serseme çevirince kendimi hobiye verdim. Kitap okudum, örgü ördüm falan.
- İlaç adı?
- Valla yıllar geçti hatırlamıyorum.
- Tamam şimdilik ben gidiyorum yine geleceğim.
- Peki.

Gitti, ertesi gün yukarıdan çağırdılar. Allahım diyorum bu soruların benim ameliyatımla ne ilgisi var? Yukarıda sorulan sorular da şöyle.
- Ev neden yapılır?
- Rüzgar şu yöne esinde bayrak ne tarafa dalgalanır?
-3 tane kuş ismi söyle
- Gölge en uzun hangi vakitte görülür?
- Cinsellik ne için var? (Tövbe Allahım)
- böyle saçma sapa sorularla 1 saat oyaladılar beni. İnsan, hayvan, ev, ağaç resmi çizdirdiler. Labirent çizdirdiler. Gidebilirsin. Eşin gelsin. Eee eşim İstanbulda. Neyse ki ben ameliyattayken geldi. Ona da şunları sormuşlar.

- Eşinin seni aldatmasından şüphen var mı? Eşin sensiz geziyor mu? Evi terkettiği oluyor mu? Kızınıza zarar veriyor mu? vs vs vs...
Allahım dedim ne alaka?  Eşim neyse kızıma nasıl zarar verebilirim ben? Piskopat mıyım? cani miyim diyesim geldi kadına. Akli dengem yerinde mi, ameliyata uygun muyum diye soruyorlarmış bu soruları. Çok saçma gerçekten. İlk başta sorularla eğlendim ama sonra bunaltmaya başlamıştı hele hele özel hayatıma girene kadar.
Eşim de doğal olarak affalladı. Beni bu saçma sorular için mi çağırdılar diye söylendi :)
Bir önceki 2009 daki ameliyatımda Psikolog, Psikiyatri falan gelmemişti, ikisi de aynı ameliyattı yadırgadım açıkçası. Bence çok gereksiz saçma sorularla insanları oyalamasalar iyi olurdu.
Nihan istedi yazmamı yazdım işte kısaca.
Laf aramızda unutum bazı soruları. Bunları unutsam iyi DYS şifrem de yanlış çıkıyor açılmıyor sabahtan beri açamadım işlerim bekliyor böhhhüüü :D
Sağlıklı günler dilerim :)

24 Şubat 2016

Geri Dönüş

Selam.... Mutlu hafta ortaları...
Biliyorum bir çoğunuz beni merak ediyorsunuz aeliyatımın başarılı geçmiş olmasını ümit ediyorsunuz. Ama olmadı, başarısız geçti, duyamayacağım ben.

Üzülme, senin imtihanın da buymuş, bak ne güzel kızın var diyeceksiniz biliyorum. Demeyin, ben her şeyin farkındayım ve bolca şükrediyorum.... Beni tanıyanlar biliyor asla ama asla isyan etmedim...

Neden başarısız geçti, neden olmadı merak edenlere.... Anlatayım...

Efendim siz benim 1 kez olduğumu zannediyorsunuz ya yok öyle değil ben sağ kulağımdan tam 4 kez ameliyat oldum biri 2009daydı o da olmamıştı. Diğer 3 ü 2.5 ay içinde oldum. Birincisi 20 Kasım 2015- Timponaplasti- buna 2009 daki ameliyatımdan hasar kalmıştı onu onardılar. Kulak zarı-kemikçik zinciri onarımıydı yani bunun duymamda bir katkısı olmayacaktı. 
28 Ocak 2016- Eksplotaris Timponatami (ne kadar doğru yazdım bilmiyorum ) bu ameliyatım aslında koklear implant takılması içindi bir sorun vardı iç kulak sıvı toplamıştı ve koklear implant takılamamıştı. Ama kulak salyangozuna takılacak olan implant takılabilmişti. İç kulaktan dışarı hortum takıp içindeki sıvıyı kurutmaya çalıştılar. Sıvı kurudu ve tomografide sorun gözükmüyor ameliyatım kesinleşti.
04 Şubat 2016-koklear implant takılması- (Ameliyata girmeden önce bol bol dua etmştim. Rabbim hakkımda hayırlısı neyse onu ver sana bırakıyorum diye. demek hakkımda hayırlısı duyamamammış)
Koklear İmplant neden takılmadı? Ben menenjit sekeli olduğum için beyin sapındaki kemiğin eğri olmasından dolayı takılamadı. Normalde bu ameliyat 4 saat sürerken bende 6 saat sürdü. Dr kemiğe zarar vermeden takmak için çok uğraşmış. (kemiğe zarar gelseydi felç-ölüm riskim vardı. Ben ameliyata girmeden önce tüm riskleri kabul edip imzaladım. Bunun yanı sıra tekrar menenjit geçirme riskim vardı. ki hala da var ateşimi kontrol altına almamız gerekiyor. Eğer ateşim 39u aşarsa menenjitim tekrar edebilir) 

Olmam gereken bir ameliyat daha vardı ama babam kabul etmedi. Beyindendi bu kez. Babam dedi ki '' kızım sen de yıprandın, biz de. Senin için elimden gelen her şeyi yapmaya çalıştım. Bir kulağını 4 kez açtılar ama artık izin vermiyorum bu kez beynini açmalarına izin veremem. Ölebilirsin de, tamamen felç kalabilirsin de. Dr. garanti veremiyorum ameliyat masasında kalabilir dedi. Senin bir kızın var artık sen annesin. Torunumun annesiz büyümesini istemiyorum. Duymadan da yaşayabiliyorsun artık üzülme'' dedi ağlayarak. 

İşte böyle sevgili arkadaşlarım. Çok ama çok yıprandım. Tamamen iyileşmedim henüz ağrılarım var. Yarın iş başıyım. Çok kilo verdim, yemek yemek adeta işkence gibi. Çiğnemek çok zor. Bilen biliyor ya gözlerimin önünde iskenderler, wafflelar, pizzalar dans ediyor. Henüz onları çiğneyemiyorum. Sulu yemekler yiyebiliyorum. Kilo vermek isteyen arkadaşlarıma da gidin ameliyat olun verirsiniz diyorum :)

Şunu anladım ki sağlıktan önemli hiçbirşey yok bu hayatta... Sağlıklıyken, sağlığınızın kıymetini bilin...
Bol yemeli-içmeli, sağlıklı günler dilerim ve ben ütü yapmaya kaçarım... :)

19 Ocak 2016

Umuda Yolculuk....

Günaydın blogcum...
Dün kar tatilinden dolayı evdeydim. Engelli kadrosundan olunca kar tatili kaçmazdı tabiii :) Eloş'la uğraştım baya bir. Sonra Kayınpederimle babam konuştu çarşamba günü Kayseri'de olmam gerekiyormuş. Odyometri ve tomografi çekinecekmişim. Eğer timponaplasti ameliyatım(kulak zarı-kemikçik zinciri onarımı) iyileştiyse ameliyata alınacakmışım...
Dua edin ne olur... Bu kez canım kızımın söylediği '' Canım annem, güzel annem, bitanem'' şarkısını duyabilmek istiyorum... (dudak okuyorum ya Ela'nın bu söylediklerini anlıyorum)
Gurbette olduğum için, Anne ve babamın telefonlarını açıp uzun uzun konuşabilmek istiyorum. Geçtiğimiz hafta babam beni iş yerindeyken 2 defa aradı telefonu açamadım yolda giderken ağladım..
En önemlisi de bunca yıl çektiğimin son bulmasını istiyorum.. -1997 yılından beri..-
Annemlerde internet kapanmış. Bu süre zarfında beni merak ederseniz, ınstagramda aktifim.. @kerime_gunaydin
Dualarda unutulmamak dileğiyle..
Sağlıkla kalın...

01 Ocak 2016

Çamaşır Yıkamanın Keyifli Hali

Ev işleri arasında her hanımın farklı favorileri vardır. Mesela kimi ütü yapmayı sever , bazıları ise yemek yapmayı. Sevdiğiniz işlerin size verdiği keyif ise bambaşkadır ve terapik etkileri vardır. Başka dünyalara gider, hayaller kurar, güzel anları hatırlar, planlar yaparsınız.


Size harika bir haberimiz var. Artık bu keyfi size yaşatan favorileriniz arasına çamaşırı da ekleyebilirsiniz :) Çünkü Rinso bunu mümkün kılıyor.


Rengarenk paketleri ile raflarda dururken bile enerjisini yansıtan Rinso, çamaşır yıkamayı kolay ve eğlenceli bir hale getiriyor. Rinso’nun Kır Bahcesi (Yeşil), Çiçek Bahcesi (Pembe) ve Büyülü Bahçe (Mor) şişeli sıvı deterjanları hem beyaz hem de renklileriniz için tortu bırakmayan bir temizlik vaad ediyor.



Rinso’nun gerçek eğlencesi, yıkama sonrası çamaşır makineninizi açtığınız anda başlıyor. Öyle ki kapağı açtığınız anda tertemiz çamaşırlarınıza eşlik eden muhteşem çiçek kokuları tüm banyoya yayıyor. İşte o an, hissettiğiniz duygular tarif edilmez. Sanki bir anda sevdiğiniz bir melodi çalmaya başlıyor ve o koku sizi alıp bambaşka bir yerlere götürüyor.


Bu kokular o kadar kalıcı ki tertemiz çamaşırlarınızı asarken, kuruturken, ütülerken ve tabii ki giyerken makineyi açtığınız o andaki duygular size kendini hatırlatmaya devam ediyor. Rinso kalıcı bahar kokuları ile çamaşır yıkamayı keyfe dönüştürüyor.


Mutluluk ve keyif zaten anlık değil midir? Mühim olan o anlara hayatınızda yer açmak. İşte Rinso bunu mümkün kılıyor.


 

Bir boomads advertorial içeriğidir.

29 Aralık 2015

Uzun Bir Aradan Sonra Merhaba...

Selam blogcum seni çok ihmal ettim biliyorum. Nedenlerim de vardı. Yokluğumda blog başlığım bile gitmiş. Sanırım yeni blog şablonu aramam lazım. Bu blogun tasarımı Amigurumi Aşkına şimdiki adıyla Tiny Mini Design sahibine aitti. Aynı kişinin tasarımını yaptığı bir blogun tasarımı da kaybolmuştu. Aman neyse konumuz o değil.

Evet bilgiğiniz üzere ben geçtiğimiz ay Timponaplasti( Kulak zarı-Kemikçik zinciri onarımı) ameliyatı olmuştum. Evet evet çok şükür başarılı geçti. Evet süreçte benim de şaftım kaydı(şikayet değil) yemek yiyememeler, tansiyon düşmeleri, bayılmalar, halsizlik, baş ağrısı... Çok şükür şuan iyiyim işe başladım. İş yerimde çok yoğunum çok yoruluyorum kendimi kastığım için başım ağrıyor. Neyse buna da şükür geçecek yavaş yavaş.

Duyabiliyormusun?? diye soracağınızı biliyorum. Çünkü ameliyat olduğumu öğrenen herkes bunu merak ediyor. Hatta işe geldim herkes bir ağızdan '' Duyuyorsun demi Kerime?'' diye sordular. Malesef ben henüz Koklear İmplant ameliyatı olmadım. 2009'da Ankara Hacettepe'de şu meşhur doktor (ki aslında bizi dolandırdığı bir gerçek) kulağımın içini mahvetmiş. Çektiğim onca ağrılar onun içinmiş. Kulağım Koklear İmplant'a uygunluğunu kaybetmiş. Onun için kulağımı Koklear İmplant'a uygun hale getirdiler. Şubatta (tarihi netleşmedi telefon bekliyoruz) Koklear İmplant ameliyatım var. İnşallah Rabbim nasip ederse o zaman duyabileceğim. (Rabbim benim hakkımda hayırlısını ver diye dua ediyorum) Kayseri Erciyes Üniversitesindeki Doktor Ankara Hacettepe Üniversitesindeki Doktor gibi bizi oyalayıp dolandırmadı. (ki bu ayrı yazı konusu)

Bende durumlar böyle. Bu süre zarfında 1 ay eşimden 3 hafta da kızımdan ayrı kaldım. Kızımın psikolojisi çok bozulmuş durumda. Beni herkesten kıskanıyor '' Benim annem dokunma'' diyor. Montumu giymiş çıkarken görünce tekrar onu bırakıp gideceğim sanıyor. Hala düzelmiş değil. Anlatıyorum gitmeyeceğimi işe gidip geleceğimi. Neyse ki sabah çıkarken uyuyor diye görmüyor. Babaannesinin dediğine göre sabah beni yatağımda görmeyince korkmuş gittim sanmış. Babaannesi de ''annen işe gitti gelecek'' demiş o da rahatlamış.

İşte böyle blogcum..
Sağlıkla kalın...